molekul.gen.tr https://www.molekul.gen.tr Molekül, Molekül Özellikleri ve Faydaları tr-TR hourly 1 Copyright 2020, molekul.gen.tr Thu, 13 Apr 2017 00:00:00 +0000 Wed, 01 Apr 2020 00:00:00 +0000 60 Hidrojen Molekülü https://www.molekul.gen.tr/hidrojen-molekulu.html Thu, 15 Nov 2018 09:17:06 +0000 Hidrojen molekülü; birbirinden belli bir uzaklıkta olan iki atomun meydana getirdiği bir birleşimdir. Hidrojen molekülü H2 şeklinde ifade edilmektedir. Hidrojen molekülleri arasındaki bağ iki adet elektronun birlikte kullanı Hidrojen molekülü; birbirinden belli bir uzaklıkta olan iki atomun meydana getirdiği bir birleşimdir. Hidrojen molekülü H2 şeklinde ifade edilmektedir. Hidrojen molekülleri arasındaki bağ iki adet elektronun birlikte kullanılmasından meydana gelmiştir. Hidrojen moleküllerinin kararlılığı çok yüksek seviyelerde olan ayrışma enerjilerinden kaynaklanmaktadır. Hidrojenin en belirgin özelliği renksiz ve kokusuz olmasıdır. Cisimler arasında hidrojen molekülleri en hafif madde olma özelliğine de sahiptir. Geçiş hızı diğer gazlardan daha yüksek orandadır. Hidrojenin gaz halden sıvı hale çevrilmesi çok güç bir durumdur. İletken olarak kullanılabilmektedir. 

Hidrojen moleküllerinin özellikleri;
  • Soğukta etkileşimleri zordur
  • Sıcak ortamlarda ya da katalizör eşliklerinde tepkimeye girebilmektedirler
  • Değerli bir elementtir
  • Elektro pozitiftir
  • Orta güçte olan bir indirgendir
  • Çok kararlı bileşikleri kaldıramaz
Hidrojen molekülleri endüstride sudan ya da hidrojen barındıran gaz karışımlarından elde edilir. Hidrojen önceden balon gazı şişirmelerinde sıklıkla kullanılmakta iken yaşanan kazalar neticesinde yerini helyum gazına devretmiştir. Kimya endüstrisinde de hidrojen gazının kullanımına yer verilmektedir. Hidrojen moleküllerinin kullanım alanları arasında metanol bileşimi, bitkisel yağları doyurma, petrokimyada hidrojenle işleme ve amonyak bileşimleri yer almaktadır. Sıvılaştırılmış hidrojen molekülleri genel olarak uzay araçlarının uzaya gönderilmesi için yakıt olarak kullanılmaktadır. Hidrojenin havada bulunma oranı az iken doğal kaynaklardan çıkan gaz ve volkanlardan çıkan gazlarda hidrojen oranı daha yüksektir. 
]]>
Şeker Molekülü https://www.molekul.gen.tr/seker-molekulu.html Thu, 15 Nov 2018 23:05:22 +0000 Şeker molekülü; dendiği zaman ilk akla gelen şey bildiğimiz beyaz şekerdir.Ancak günlük yaşantımızda doğada organik olarak çok çeşitli şekillerde görülen şeker moleküllerinin bir türevidir.Basit bir şeker ol Şeker molekülü; dendiği zaman ilk akla gelen şey bildiğimiz beyaz şekerdir.Ancak günlük yaşantımızda doğada organik olarak çok çeşitli şekillerde görülen şeker moleküllerinin bir türevidir.Basit bir şeker olarak adlandırılan glikoz insan yaşamı için çok önemli bir yere sahip olan karbonhidratlardan biridir.
 Bu karbonhidratlar  canlı organizmalar için  çok önemli bir yere sahiptir.

Şeker molekülü çeşitleri nelerdir

Karbonhidratlar hücreler çok önemli  bir yere sahip enerji kaynaklarından biridir. Bu karbonhidratlardan bazıları şunlardır. Ekmek, patates, pirinç gibi daha sayabileceğimiz bir çok ürün bulunmaktadır. Bu karbonhidratlarda bolca glikoz yani doğal şeker bulunmaktadır. Glikoz fotosentezin ana kaynağıdır. Hücresel solunum yapar. Yunanca gliko diye isimlendirilen  şeker ülkemizde Tıp dilinde glikoz denmektedir. Ancak temel uygulamalı kimya birliğinde (IUPAC ) 'ın söylediği kurala göre monosakkaritin yerine glikoz bahsi geçen şeker çeşitlerinden biridir. Ancak Kimyadan şeker molekülü olarak bilinen ve gliko eki alan şekerli bileşiklere aittir.Şeker molekülü açık halkalı asidik ya da siklik şeklini alabilmektedir. Halkalı aldehitli C atomu olan C-5 suyun içerisinde her iki şekliyle birbirine dengelidir. Ancak pH 7 deki şekli en çok halkalı olandır.Bu şeker molekülü dediğimiz şey beș carbon ve bir oksijenden oluşmuştur. Pirana halkasına benzetildiği için şeker molekülüne gliko pirazoz denilmektedir.Bu halka içerisindeki karbonlardan 4 tanesi hidroksil çeşidine bağlıdır. Beşincisi ise halkanın dışarıda kalan ve CH² HD kısmını oluşturan ve altıncı karbona bağlıdır.  Bir şeker molekülü olan selülozun ağaç dokusundaki hali %50 pamuğun dokusundaki hali ise %90 dır.Kapalı formülün bir diğer adı glikozdur. Bugün meyvelerin hepsinde bir miktar glikoz bulunmaktadır.

Şeker molekül formülleri
  • Molekül kütlesi=180.16gmol-1{1}
  • Molekül yoğunluğu=1.54gcm²{1}
  • Sıcaklıkta ve suyun içerisinde  iyi çözünür.
  • (470)g.l-² 20 °C
  • Kapalı formül =C6 H12 06 dır karbon(C) hidrojen
  • Görünümü kokusuz renksiz ve katı haldedir.
  • Standart verileri=(25°C,100 kPa)
  • Karbon (C) hidrojen( H) oksijen( 0) den oluşur.
  • DNA daki yapıya katılır. ( Deoksiriboz)
]]>
Molekül Atom https://www.molekul.gen.tr/molekul-atom.html Thu, 15 Nov 2018 23:27:59 +0000 Molekül Atom, birbirine bağlantılı olarak oluşan gruplaşan atomların oluşturduğu kimyasal bileşiklerin en küçük temel yapısını teşkil eden birimdir. Molekül bileşenleri yapısında birden fazla atom barındırı Molekül Atom, birbirine bağlantılı olarak oluşan gruplaşan atomların oluşturduğu kimyasal bileşiklerin en küçük temel yapısını teşkil eden birimdir. Molekül bileşenleri yapısında birden fazla atom barındırır. Bir molekül bileşik maddesini meydana getiren atomların eşit oranda bulunması yapısal düzenin gerekliliğinin ortaya konulmasına yönelik değerlendirilir. Moleküller iki adet aynı nitelikteki atomun bağ kurması sonucu veya farklı sayılardaki atomların bağlanması sonucunda oluşmaktadır. Molekül atom, elementin özelliğini ifade eden en küçük yapı taşı olarak da belirtilmektedir. Bu noktadaki söz konusu atom nötron, proton ve elektrondan oluşmaktadır. Nötron ve proton molekül atomun çekirdeğini meydana getirir. Elektron ise çekirdeğin çevresinde belirli yörüngede hareket halinde devamlı dolaşmaktadır. Elektron eksi yüklü, proton artı yüklü nötron ise yüksüz haldedir.

 

Molekül Atom Ağırlığı

Molekül atom ağırlığı proton, elektron ve nötron bileşenlerinin ağırlığına eşittir. Ancak bu hususta elektron maddesinin ağırlığı oldukça küçük yapılı olduğundan ötürü ağırlığı sıfır olarak kabul edilir. Bahse konu olan bu ağırlık tespit edildiğinde öncelikle hidrojen bileşeninin 1 protonun ağırlığına 1 akb denilmekte olup diğer bileşenler hidrojen atomu ile bağıntılı bir şekilde tespit edilmektedir. Molekül atom ağırlığı kapsamında serbest bileşik parçası kavramı önem taşımaktadır. Çünkü molekül atom doğada serbest halde bulunmaktadır. Bu ağırlığın doğru şekilde hesaplanması için atom ağırlık düzeylerinin bilinmesi gerekir.

]]>
Polar Molekül https://www.molekul.gen.tr/polar-molekul.html Fri, 16 Nov 2018 15:41:41 +0000 Polar Molekül, oluşturan moleküller, elektronlar, protonlar ve nötronlardan meydana gelen atomlardan oluşur. Elektronlar genellikle, molekülün orbitalleri olarak adlandırılan dış kabuklara eşit olarak dağıtılır. Bununla Polar Molekül, oluşturan moleküller, elektronlar, protonlar ve nötronlardan meydana gelen atomlardan oluşur. Elektronlar genellikle, molekülün orbitalleri olarak adlandırılan dış kabuklara eşit olarak dağıtılır. Bununla birlikte, elektronların yörüngesinde eşit bir dağılıma sahip olmadıkları zaman, polar molekülü vardır. Polar molekülünde, dipol denilen molekülün uç kısımları eşit olamayn bir yük taşır.

Çözülme ve Karışım:

Polar molekülü suda çözünebilir. Polar olmayan bir molekül yağda çözünebilir. Örneğin su ve etenol polar moleküllerdir. Su ve etenol karıştırıldığında, her iki molekülü de içeren homojen bir çözelti görürsünüz, bu durum moleküllerin eşit olarak karıştığını gösterir. Bununla birlikte, polar ve apolar molekülleri karıştırmaya çalıştığınızda ne olur Karışmazlar. Örneğin su (polar molekül) yağ(apolar molekül) ile karışmaz. Yani moleküller benzer moleküllerle karışırlar. 

Hiç pastanın malzemelerini karıştırmaya çalıştınız mı Genellikle pasta karışımına su ve yağ ilave etmeniz gerekir. Bir ölçüm kabında birbirine karıştırırsanız, yağ ve su karışmaz yağın üste çıkmasına karşılık su ölçüm kabının tabanına yerleşir. Bu durum polar ve apolar moleküllerin çözüm oluşturmadığına iyi bir örnektir. Ancak aynı kutuplu moleküllerin karıştırılması (hem polar hemde polar olmayan) bir çözüm getirir.

Bilinen Polar Molekül Örnekleri

Bir molekülün polaritesini belirlemek için öncelikle kullanışlı bir periyodik element tablosu (genellikle kimya kitaplarında bulunur) alın. Tablodan her atomun elektronegatifliğini belirleyin. Moleküldeki atomların elektronegatifliği eşit olduğunda, apolar bir molekülü hemen belirleyebilirsiniz.

Bir molekül, atomların yapısı, dış yörünge elektronlarının elektronegatifliği iptal edecek şekilde dizilmesi durumunda da apolar olabilir. Bu nedenle, molekülün şeklini incelememiz gerekir. Genelde, V şeklinde ve piramit şeklindeki moleküller polar moleküllerdir. Doğrusal moleküller apolar olma eğilimindedir.

Su, oksijen ve hidrojen arasındaki elektronegatiflikteki farklılıklardan dolayı polardır. Oksijen, hidrojene göre oldukça negatiftir. Oksijen negatif yükleri çekerek, oksijenin çevresini, hidrojenin çevresinden çok daha olumsuz hale getirir Hidrojen alanı(pozitif yükler) molekülü bükerek, suyun içindeki iki hidrojen atomunun aynı tarafta bulunması oksijenin etrafındaki negatif bölgeden uzaklaşmasını sağlar.

Glikoz oksijen atomlarının ve hidrojen atomlarının düzenlenme şeklinden dolayı polar molekülün bir başka örneğidir. Glikoz, 6 karbon atomu, 12 hidrojen atomu ve 6 oksijen atomundan (C6H12O6 olarak yazılır) oluşan bir altıgen şekline sahiptir.
]]>
Oksijen Molekülü https://www.molekul.gen.tr/oksijen-molekulu.html Sat, 17 Nov 2018 15:40:50 +0000 Oksijen mokekülü,  atom numarası 8 numarası olan ve O harfi ile gösterilen bir  kimyasal element olduğu bilinmektedir. Standart ve şartlar altında, elementin iki oksijen atomu bağlanırsa baya bir soluk mavi renge sahip, kokus Oksijen mokekülü,  atom numarası 8 numarası olan ve O harfi ile gösterilen bir  kimyasal element olduğu bilinmektedir. Standart ve şartlar altında, elementin iki oksijen atomu bağlanırsa baya bir soluk mavi renge sahip, kokusu olmayan, tadı olmayan ve O2 formülü olarak adlandırılan dioksijen gazını meydana getirir.

Oksijen periyodik tabloda bulunan kalkojen grubunun bir üyesi olduğu bilinmektedir. Periyodik tabloda bulunan neredeyse bütün elementlerle bileşik oluşturulabilen atomdur.

Suyun kütlesinin %88'i oksijen olduğu bilinmektedir. Yani suyun çoğunluğu oksijenden oluşmaktadır. Zaten bu sayede balıklar ve ona benzer deniz canlıları suda nefes alabilir ve yaşayabilmektedirler. Organizmalarda bulunanhem organik  hem de inorganik bileşikler neredeyse hepsinde oksijen bulunmaktadır. Element halindeki bulunan oksijeni bazı bakteri türleri, algler, bitkiler üretir ve tüm kompleks yaşam biçimine sahip canlılar ise hücresel solunum yaparken bu oksijeni kullanmaktadırlar.

Oksijenin kullanım alanları arasında çelik sanayi, plastik sanayi ve tekstil alanları vardır.Ayrıca bu alanların yanında roket yakıtı olarak,hava araçlarında,denizaltı yapımında, uzay uçuş programlarında ve dalgıçlıkta yaşam destek ünitesi olarak da kullanılabilmektedir.

Oksijen molekülünün özellikleri;

Standart sıcaklık ve basınçta altında oksijen çok soluk olan bir mavi renge sahip ve her hangi bir kokuya sahip olmayan bir gazdır.

Oksijen molekülünün çekirdek kısmında 8 adet proton bulunduğu bilinmektedir.. Kimyasal tepkimelerin çoğunda toplamda iki elektron alarak eksi durumuna geçmektedir. Oksijen normal sıcaklıkta şartları altında pasif durumda, yüksek sıcaklık altında ise aktif duruma geçtiği de bilinmektedir.

Oksijen molekülünün kullanım alanları;

  • Çelik sanayiinde kullanılır.
  • Plastik sanayiinde kullanılır.
  • Tekstil alanlarında kullanılmaktadır.
  • Roket yakıtı olarak kullanılmaktadır.
  • Dalgıçlar için yaşam destek ünitesi olarak tüp niyetine kullanılmaktadır.
  • Uzay uçuş programlarında kullanılmaktadır.
  • Denizaltı yapımında kullanılmaktadır.
  • Hava araçlarında ve yakıtlarında kullanılmaktadır.
]]>
Azot Molekülü https://www.molekul.gen.tr/azot-molekulu.html Sat, 17 Nov 2018 18:14:01 +0000 Azot molekülü: Azot, renksiz, kokusuz ve renksiz bir gazdır. Azot molekülü N simgesi ile gösterilir. Atom numarası 7 olan azot dünya atmosferinin yaklaşık yüzde 78'ini oluşturmaktadır. Ayrıca azot tüm canlı dokularda bul Azot molekülü: Azot, renksiz, kokusuz ve renksiz bir gazdır. Azot molekülü N simgesi ile gösterilir. Atom numarası 7 olan azot dünya atmosferinin yaklaşık yüzde 78'ini oluşturmaktadır. Ayrıca azot tüm canlı dokularda bulunmaktadır ve diğer adı da nitrojendir. Sanayide sıvı havadan, ayrımsal damıtma yolu ile elde edilir. Doğada bulunan bileşikleri daha çok sodyum nitrat ve potasyum nitrattır. 

Azot molekülünün kullanım alanları: 

Nitratlar, siyanürler ve en önemlisi de kimyasal gübrelerin yapımında, kimyasal bakımdan hareketsiz olan yüksek sıcaklık termometrelerin doldurulmasında ve atmosferin oluşturulmasında kullanılmaktadır. Ayrıca modern patlayıcıların hepsinin içeriğinde azot bulunmaktadır. Verimli topraklarda da azot tuzu bulunur. Azot molekülü aminoasitlerin bileşimine girdiği için canlılar için yaşamsal bir gazdır. Sudaki çözünürlüğü pek az olan azot zehirli değildir. Ancak yinede solunuma uygun olmadığından saf azot bulunan bir ortamda yaşanmaz. Azotun sıvıya dönüşmesi için çok düşük sıcaklığa ve yüksek basınca ihtiyacı vardır. Bunun sonucunda renksiz bir sıvı meydana gelir. Yanıcı ve yakıcı değildir. Besinlerin ve kimyasalların saklanmasında da azot kullanılmaktadır. Ayrıca sıvı azotla sperm bankalarında spermlerin muhafaza edilmesi sağlanır. Bunun dışında ticari alanda en değerli azot bileşiği amonyaktır. Azot protein başta olmak üzere organik bileşiklerin yapısında yer alan önemli bir elementtir 
]]>
Karbon Molekül Ağırlığı https://www.molekul.gen.tr/karbon-molekul-agirligi.html Sun, 18 Nov 2018 07:02:47 +0000 Karbon Molekül Ağırlığı; karbon doğada yer alan ametal kimyasal özelliği olan bir element çeşididir. Bütün dünyada bolluk açısından altıncı sıraya sahiptir. Karbon doğa durumunda ya tek başına bulunmakta olan bir element Karbon Molekül Ağırlığı; karbon doğada yer alan ametal kimyasal özelliği olan bir element çeşididir. Bütün dünyada bolluk açısından altıncı sıraya sahiptir. Karbon doğa durumunda ya tek başına bulunmakta olan bir element şeklinde ya da başka elementler ile bileşik oluşturmuş biçimde yer almaktadır. Karbon molekül ağırlığı yaklaşık olarak yer kabuğunun yüzde ikisini meydana getirmektedir. En saf şekli belirgin olarak elmas ve grafittir. Karbonun düşük saflık oranına sahip olan ürünleri ise maden kömürü, kok kömürü ve odun kömürüdür. Karbondioksit, kireç taşı, mermer karbonun karbonatlı mineral kısmını meydana getirir iken kömür, petrol ve doğal gaz hidrokarbon kısmında yer alır. Yer yüzünde yer alan bileşiklerin yaklaşık yüzde doksan dörtlük oranı karbon molekülleri içerir. Başka elementler ile birleşme özelliğine sadece karbon sahiptir. Karbon başka elementler ile bileşik oluşturarak canlıların hücre yapımına katılır. Yakıt görevi gören bazı karbon bileşikleri yeşil yapraklı bitkilerde ışıl birleşim yolu ile devamlı olarak yenilenme gösterir. 

Karbonun Özellikleri;
  • Karbonun simgesi C'dir
  • Atom numarası altıdır
  • Atom ağırlığı 12,011'dir
  • Periyodik tabloda 4A grubunda yer alır
  • 4A grubunda en hafif ve en az metalik olan elementtir
Gelişmiş olan ülkelerin ekonomilerinin büyük bölümü karbon bulunduran yakıtların, plastiklerin, kimyasal maddelerin, ilaçların işlenmesine ve üretimine dayanmaktadır. Karbon temelli olan sentetik bileşikler üretilmekte ve kullanılmaktadır. Karbon hem kendisi ile hemde diğer elementler ile çok güçlü bağlar kurabilme özelliğine sahiptir. Karbon elementi kristal bir yapıdadır. Karbon pillerde, mürekkep yapımında, kurşun kalem yapımında, makine yağı üretiminde kullanılır. Bir karbon molekülünün ağırlığı on iki gramdır. Karbon molekülünün ağırlığı ile atom kütle hesaplamaları ve mol hesaplamaları gerçekleştirilir. Karbon molekülü ağırlığının on iki gram olarak saptanmış olması Avogadro sayısı sayesindedir. 
]]>
Elementlerin Molekül Ağırlıkları https://www.molekul.gen.tr/elementlerin-molekul-agirliklari.html Sun, 18 Nov 2018 12:54:03 +0000 Elementlerin Molekül Ağırlıkları, Kimyanın en önemli kavramıdır. Yapısında tek cins atom içeren maddelere element denmektedir. Tabiatta bildiğimiz 92 çeşit element vardır. Yapay olarak elde edilenler ise, günümüzde bili Elementlerin Molekül Ağırlıkları, Kimyanın en önemli kavramıdır. Yapısında tek cins atom içeren maddelere element denmektedir. Tabiatta bildiğimiz 92 çeşit element vardır. Yapay olarak elde edilenler ise, günümüzde bilinen toplamda 116 çeşit element vardır. Elementler semboller ile gösterilir. Bu semboller yazılırken ilk harf her zaman büyük, ikinci harfi de küçük yazılır. Aynı zamanda hidrojen ve oksijen elementlerinde olduğu gibi atomlar, proton, nötron ve elektrondan oluşur. Proton ve nötron atomun çekirdeğini oluşturmaktadır. Elektron da, çekirdeğin etrafında belirli bir yörüngede olan dolanım hareketini yapar. Bu maddeleri oluşturan elementler ve buna bağlı olarak da yüzden farklı atomlar vardır. Bu çeşitliliğin sebebi ise, atomların farklı şekillerde ve sayılarda bir araya gelmesidir. Mesela tuz, şeker, su ve karbondioksit gibi maddeler bunların arasındadır. Moleküler aynı cins atomlardan oluşursa element molekülü, farklı cins atomlardan oluşur ise bileşik molekülüdür. 

Molekülleri oluşturan atomların kendisine özgü yapıları ve sıraları bulunur. Bu durumda birbirinden farklı maddesel özelliklerin ortaya çıkmasıdır. Atom ağırlığı proton, nötron ve elektron ağırlıklarının toplamına eşittir. Fakat elektron ağırlığı çok küçük olduğundan dolayı ağırlığı, her zaman sıfır olarak kabul edilir. Bu bileşiğin özelliğini gösteren en küçük serbest parçasıdır. Bütün elementler ve bileşikler saf maddelerdir. Bu sebeple farklı koşullarda olsa bile kendisini oluşturan atomik ve moleküler yapısını ve özelliğini korur. Herhangi bir elementin atomik kütlesi ise, o elementin doğal olarak bulunan izotopların kütlesine ve doğadaki bulunma yüzdelerine bağlıdır. Yani bir element doğadaki birden fazla izotoptan oluşursa, bu elementin atom ağırlığı elemente bağlantılı olarak izotopların atom kütlesinden farklı olur. Bu nedenle kimyasal yollarla farklı maddelere ayrılamayan bazı moleküller tek türde atomdan oluşurken, bazı moleküller farklı türde atomlar içerebilir.

Elementlerin Molekül Ağırlıkları;

Atomlar artı yüklü bir çekirdek ile bunun etrafını saran eksi yüklü bir elektron bulutundan oluşur. Atomlar birbirine yaklaştığında ise elektron bulutları birbirleriyle ve çekirdeklerle etkileşime girer. Bu sistemin enerjisini düşürecek bir etkileşim olur ise, atomlar birbirine bağlanarak bir molekül oluştururlar. Yapısal olarak herhangi bir molekül tek bir atomdan (He) molekülüdür. Yada diğer asal gaz molekülünde olduğu gibi bir arada tutulan atom çokluğundan oluşabilir. Kimyasal olarak bağlanmış iki atomdan oluşan moleküllerde ise, atomların her ikisi de aynı türde olur ise iki çekirdekli molekül denir. Şayet farklı türden olur ise, karma çekirdekli molekül denir. Karbondioksit ve su molekülü gibi ikide fazla atomdan oluşan moleküllere de çok atomlu molekül denir. Polimer molekülleri ise, binlerce atomdan oluşur. Bir molekülün molekül ağırlığı, bunu oluşturan atomların atom ağırlıklarının toplamına eşit olur. Molekül ağırlığı M olan bir maddenin M gramıdır veya molüdür. Bütün maddelerin molekül gramındaki molekül sayısı ile aynıdır. Buna göre 6,023+1023 denir.
]]>
Molekül Ağırlığı https://www.molekul.gen.tr/molekul-agirligi.html Mon, 19 Nov 2018 12:25:15 +0000 Molekül Ağırlığı, moleküler kütle olarak da bilinmekle birlikte bir molekülün kütlesini ifade eder. Bir toplam olarak hesaplanan molekül ağırlığı, bir molekülün atomik kütle birimi cinsinden kütlesidir. Burada Molekül Ağırlığı, moleküler kütle olarak da bilinmekle birlikte bir molekülün kütlesini ifade eder. Bir toplam olarak hesaplanan molekül ağırlığı, bir molekülün atomik kütle birimi cinsinden kütlesidir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, molekül ağırlığı ile mol ağırlığının karıştırılmamasıdır. Bu kavramların söylenişleri birbirine yakın olsa da çok farklı kavramlardır. Molekül ağırlığı bir molekülün kütlesi olup atomik kütle birimi ile ifade edilirken, mol ağırlığı, molekül kütlesinin avogadro sayısı ile çarpılmasından elde edilir ve gr / mol olarak ifade edilir. Molekül ağırlığı, onu oluşturan tüm izotopların molekül kütlelerinin toplamı olarak hesaplanır. Molekül ağırlığı başka bir değişle bir maddenin bir molünün ağırlığına denk gelir. Genellikle bunun için kullanılan birimler mol başına gramlardır. Molekül ağırlığını hesaplayabilmek için o elementin kaç atom içerdiğini bilmemiz gerekir. Örneğin, Mg (OH)2, magnezyumdan bir atom, oksijen ve hidrojenden iki tanesine sahiptir.

Örneğin; Al2 (SO4) 3 ün molekül ağırlığını hesaplayalım;
  • İki alüminyum atomu ve al atom ağırlığı: 26,98 gr
  • Üç kükürt atomu ve S molekül ağırlığı: 32,06 gr
  • On iki oksijen atomu ve O atom ağırlığı: 16 gr
Buna göre molekül ağırlığı;

2 x 26,98 gr = 53,96  toplam Al ağırlığı,
3x32,06 gr = 96,19 gr toplam S ağırlığı,
12x16 gr = 192 gr toplam O ağırlığı ve sonuçta Al2 (So4)3 ün molekül ağırlığı : 53,96 + 96,19 +192 = 342,14 gr dır.
]]>
Klor Molekül Ağırlığı https://www.molekul.gen.tr/klor-molekul-agirligi.html Tue, 20 Nov 2018 05:06:13 +0000 Klor Molekül Ağırlığı, Klor periyodik cetvelin yedinci grubunda yer alan tahriş edici, biraz keskin kokusu olan, yeşilimsi sarı renkli olan ve zehirleyici bir gazdır. Klor havanın ağırlığından iki buçuk kat daha ağırdır. B Klor Molekül Ağırlığı, Klor periyodik cetvelin yedinci grubunda yer alan tahriş edici, biraz keskin kokusu olan, yeşilimsi sarı renkli olan ve zehirleyici bir gazdır. Klor havanın ağırlığından iki buçuk kat daha ağırdır. Bu madde ilk başlarda bileşik olarak kabul edilmektedir. Klor molekül maddesi 1774 senesinde Carl Wilhelm Scheele tarafından bulunmuştur. 

Klor molekül 1810 senesinde ise Humphry Davy tarafından verilmiştir. Klor maddesinin simgesi CI, atom ağırlığı 35,453 atom numarası ise 17'dir. Klor molekül maddesi su içinde oldukça az çözünme özelliğine sahiptir. Örneğin bir litre su içerisinde 2-3 litre klor çözünmektedir. Klor suyu ismi verilen bu çözelti alt kısmını dahi etkileyen oldukça güçlü bir yükseltgendirKlor molekül ağırlığı belirli düzeyde olur. Bazı durumlarda farklı maddeler katıldığında klor molekül maddesinin ağırlığı artabilir. 
]]>
Molekül https://www.molekul.gen.tr/molekul.html Tue, 20 Nov 2018 10:32:54 +0000 Molekül: birbirine bağlı halde gruplar halinde bulunan atomların meydana getirdiği kimyasal bileşimlerin en küçük esas yapısına molekül denir. Farklı bir deyişle bir molekül, bileşiği meydana getiren atomların Molekül: birbirine bağlı halde gruplar halinde bulunan atomların meydana getirdiği kimyasal bileşimlerin en küçük esas yapısına molekül denir. Farklı bir deyişle bir molekül, bileşiği meydana getiren atomların eşit şekilde bulunduğu en ufak birime denir. Molekül yapısında birden çok atom bulundurur. Bir molekül parçası, benzer iki atomun bağlanması ile veya değişik sayılarda yine değişik atomların bağlanması neticesinde de meydana gelebilir. Bir suyun molekülü üç atomla oluşur. Bunun açılımı ise iki hidrojen ile bir oksijendir. Bir hidrojen peroksit molekülü ise iki hidrojen ile iki oksijen atomundan oluşmaktadır. Diğer yandan bir kanın proteini olan gamma globülin ise 1996 adet atomdan meydana gelirken, beraber yalnızca dört değişik atom bulundurur. Bunlar; hidrojen, karbon, oksijen ve nitrojendir. Molekülleri meydana getiren bu kimyasal bağlara moleküler bağ denilir.

Moleküler Bağlar: 

Bir molekül atomlarının arasında yer edinen bağlardır. Bu moleküller arasındaki bağlardan daha güçlüdür. Sudaki molekülün atomlarını bir arada bulunduran bu bağ moleküler bağlara bir örnektir. Diğer yandan su moleküllerinin buz durumda iken bunu bir arada tutan bağ ise moleküller arası bağlara örnek oluşturur.

Molekül Kovalent Bağlar: İki adet atomun elektron paylaşımı ile oluşan bağ, moleküler bir bağdır. Bu bağı meydana getiren her bir atom elektronun çiftine bir elektron verir. Bu bağ şayet aynı olan iki atomdan meydana gelmiş ise, meydan getirilen bağa apolar kovalent bağ adı verilir. Elektron çifti bu iki atoma da aynı mesafededir. Diğer taraftan, bu bağ şayet iki değişik atom tarafından meydana getirilmiş ise, bu durumda oluşturulan bağa polar kovalent bağ denir. Böyle bir durumda elektro negatifliği daha yüksek olan atom elektronun yoğunluğu, negatifliği daha az olan atoma göre artmaktadır.

Molekül İyonik Bağları: Molekülde iyonik bağ ise, bir veya daha çok olan elektronun bir atomdan ayrılarak, farklı bir atoma bağlanması oluşumu sonrası pozitif ve negatif iyonların meydana gelmesi sonucunda oluşan bağdır. Örneğin Sodyum ve Klorun atomlarından meydana gelmiş NaCl'ü olan bağ iyonik bağ için tipik bir örnek teşkil eder.

Molekülün Metalik Bağları: Metale ait molekül atomlarını bir arada bulunduran bir bağ türüdür. Metal atomları çekirdeği ile valans elektronları arasında bulunan etkileşimin gücü çok zayıftır. Bu nedenle atoma ait bu valans elektronları, serbest bir halde hareket edebilir. Band teorisinde, metal atomlarının çevresi, valans elektronları tarafından oluşan, serbest elektron denizi ile çevrilmiştir. Bu serbest olan elektronların, paylaşımı neticesinde metalik bağ meydana gelir.

]]>
Bakır Molekül Ağırlığı https://www.molekul.gen.tr/bakir-molekul-agirligi.html Wed, 21 Nov 2018 08:24:42 +0000 Bakır molekül ağırlığı; Elementler kendine özgü sembolleri olan, saf madde özelliğinde, kendisinden daha basit maddelere fiziksel yada kimyasal yollar ile ayrıştırılamayan, en küçük yapı maddesi atomlar olan, tek cins atomla Bakır molekül ağırlığı; Elementler kendine özgü sembolleri olan, saf madde özelliğinde, kendisinden daha basit maddelere fiziksel yada kimyasal yollar ile ayrıştırılamayan, en küçük yapı maddesi atomlar olan, tek cins atomlardan meydana gelen maddelerdir. Bakır da bu elementlerden biridir. Bakır atomlarının bir araya gelerek meydana getirdiği bir saf maddedir. Bakır elementinin kimyasal sembolü Cu şeklinde yazılır. Bakır elementi 1B grubunda yer alır ve geçiş grubu metalleri arasında yer alır. Bakır elementinin atom numarası 29.  Bakır elementinin molekül ağırlığı; 63,546(3) g/mol olarak bilinir. Bakır elementinin yoğunluğu yani özkütlesi 8,89 g/cm3'tür. Elementlerin kendine özgü erime, kaynama, donma, yoğuşma sıcaklıkları vardır ve bakır elementinin erime noktası; 1084,62 santigrat derece olarak bilinir. Bakır elementinin kaynama noktası; 2562 santigrat derece olarak bilinir. Bakır elementinin buharlaşma ısısı 300,4 kj/mol ve ergime ısısı ise 13,26 kj/mol olarak bilinir. 

Bakır elementi katı haldedir. Dıştan bakıldığı zaman metalik kahverengi özelliğinde olan bir elementtir.  Bakır işlenebilme kapasitesi yüksek, elektrik iletkenliği fazla, mekanik açıdan oldukça iyi niteliklere sahip olan bir metal olduğu için önemi oldukça fazladır. Bakır elementinin önemi;
  • Hemen hemen tüm dünya ülkelerinde bulunduğu için üretimi oldukça fazla olan bir elementtir.
  • Gümüş (Ag) elementinden sonra elektriği en iyi ileten metaldir. 
  • Endüstri açısından önemi fazla olan; pirinç ve bronz gibi alaşımların yapısında olmasıdır.
Bakır kullanım alanları

İnşaat sektörü, elektrik ve elektronik sanayi, kuyumculuk sektörü, kimya sanayi, ulaşım sanayi ve boya sanayisidir. 
]]>
Potasyum Molekül Ağırlığı https://www.molekul.gen.tr/potasyum-molekul-agirligi.html Thu, 22 Nov 2018 08:04:40 +0000 Potasyum Molekül Ağırlığı; Maddeler saf ve saf olmayan maddeler olarak iki grupta incelenir. Saf maddeler; elementler ve bileşikler. Saf olmayan maddeler ise karışımlardır. Saf madde özelliğinde olan elementler; tek cins atomlarda Potasyum Molekül Ağırlığı; Maddeler saf ve saf olmayan maddeler olarak iki grupta incelenir. Saf maddeler; elementler ve bileşikler. Saf olmayan maddeler ise karışımlardır. Saf madde özelliğinde olan elementler; tek cins atomlardan meydana gelen, kendisinden daha basit maddelere fiziksel yada kimyasal yöntemler ile ayrışamayan, semboller ile ifade edilen, en küçük yapı birimi atomlar olan maddelerdir. Elementler; metaller, ametaller, geçiş grubu metalleri şeklinde doğada farklı türlerde bulunur. Potasyum da bu kimyasal olan elementlerden metal grubunda yer alanlardan biridir. Potasyum atomlarının bir araya gelerek meydana getirdiği bir metaldir. Potasyum elementinin kimyasal sembolü K şeklinde yazılır. Potasyum elementi 1A grubunda yer alır ve alkali metalleri arasında yer alır. Potasyum elementinin atom numarası 19'dur. Potasyum elementinin molekül ağırlığı; 39,0983(1) g/mol olarak bilinir. Potasyum elementinin yoğunluğu yani özkütlesi 0,89 g/cm3'tür. Elementlerin kendine özgü erime, kaynama, donma, yoğuşma sıcaklıkları vardır ve potasyum elementinin erime noktası; 63,83 santigrat derecedir. Potasyum elementinin kaynama noktası; 759 santigrat derecedir. 
Potasyum elementi fiziksel olarak katı haldedir. Potasyumun kristal yapısı ise hacim merkezli kübik olarak bilinir. Dıştan bakıldığı zaman gümüşümsü beyaz özelliğinde olan bir alkali metaldir. 

Potasyumun Önemi Nitelikleri
  • Potasyum bıçak ile kesilebilecek kadar yumuşaktır. 
  • Doğada deniz suyunda ve bazı minerallerde diğer elementlere bağlı biçimde bulunur. 
  • Havada hızlı oksitlenir.
  • Suya karşı oldukça aktif bir metaldir. 
  • Potasyum ve bileşikleri alev ile viole renk verir. Bu özelliği sayesinde potasyum varlığı ispatlanır.
Potasyum alkali metali; hidroksit endüstrisinde, nitrat barut yapımında, karbonat ve cam yapımında, potas yapımında, manyetikmetrelerde, bitkilerin büyümesinde, sabunda ve yaşamın daha birçok alanında kullanılır.
]]>
Sodyum Molekül Ağırlığı https://www.molekul.gen.tr/sodyum-molekul-agirligi.html Thu, 22 Nov 2018 22:13:04 +0000 Sodyum Molekül Ağırlığı; Sodyum, sembolü Na olan bir elementtir. Elementlerin periyodik cetvelde gösterimlerinde kendilerine has atom numaraları bulunur. Sodyum elementinin atom numarası 11'dir. Sodyumun yörüngelere atom dizilimi 2 Sodyum Molekül Ağırlığı; Sodyum, sembolü Na olan bir elementtir. Elementlerin periyodik cetvelde gösterimlerinde kendilerine has atom numaraları bulunur. Sodyum elementinin atom numarası 11'dir. Sodyumun yörüngelere atom dizilimi 2-8-1 şeklindedir. Elementler saf madde özelliğindedir ve saf maddelerin belirli erime, kaynama, donma ve yoğuşma sıcaklıkları, noktaları vardır. Sodyum elementinin erime sıcaklığı; 97,72 santigrat derecedir. Sodyumun kaynama noktası; 883 santigrat derece ve buharlaşma ısısı 97,42 kj/mol, ergime ısısı 2,60 kk/mol'dür. Elementlerin metal, ametal ve geçiş metali gibi farklı türleri bulunur. Sodyum elementi periyodik cetvelde 1A grubunda alkali metaller arasında yer alır. Sodyum metalinin molekül ağırlığı; 22,98976928(2) g/mol'dür. Sodyumun yoğunluğu yani özkütlesi 0,968 g/cm3 değerindedir. 
Sodyum fiziksel olarak katı haldedir ve kristal yapısı hacim merkezli kübik şeklindedir. 

Sodyum (Na) Özellikleri
  • Sodyum yumuşak ve kaygan bir metaldir.
  • Doğal bileşiklerin yapısında bulunur. (Özellikle NaCI, yani sodyum klorür yapısında bulunur. Sodyum gümüşümsü beyaz renge sahiptir.
  • Yüksek oranda reaktif olan bir metaldir. (Alev ile yanma tepkimesi verir, su ile reaksiyona girer, havada oksitlenme hızı fazladır)
  • Doğada hiçbir zaman saf yada elementel olarak bulunmaz.
  • Sodyum iyonları; kan ve vücut sıvılarının sinir uyarılarının nakli, kalp faaliyetleri ve bazı metabolik fonksiyonların düzene sokulması için gereklidir. 
Sodyum; bazı alaşımlarda, yağlı asitler ile beraber sabunlarda, ermiş olan tuzları saflaştırmak için, metal yüzeylerini temizlemede, buharlı lambalarda aydınlatma amacı ile kullanılır. 

Sodyum Bileşikleri
  • Sodyum nitrat; NaNO3
  • Sodyum nitrit; NaNO2
  • Sodyum sülfat; Na2SO4
  • Sodyum peroksit; NaO
  • Sodyum hidroksit; NaOH
  • Sodyum klorür; NaCI
]]>
Molekül Formülleri https://www.molekul.gen.tr/molekul-formulleri.html Fri, 23 Nov 2018 18:00:29 +0000 Molekül Formülleri; Molekül; Aynı cins veya farklı cins atomların bir araya gelerek oluşturduğu atom gruplarına molekül denir. Moleküller aynı cins atomlardan oluşuyor ise element molekülü, farklı cins atomlardan oluşuyor ise Molekül Formülleri; Molekül; Aynı cins veya farklı cins atomların bir araya gelerek oluşturduğu atom gruplarına molekül denir. Moleküller aynı cins atomlardan oluşuyor ise element molekülü, farklı cins atomlardan oluşuyor ise bileşik molekülü olarak tanımlanır. Element molekülleri elementler semboller ile ifade edildiğinden formül ile değil sembol ile gösterilirler. Fakat bileşikler formül ile gösterildiği için bileşik molekülleri de formül ile gösterilirler. Bileşiklerin en küçük yapı birimi moleküllerdir. Kimyasal bileşikler evrensel olarak formüller ile ifade edilirler. Bunun nedeni Dünya'nın her yerinde bileşiklerin aynı şekilde ifade edilmesini ve bilimin ortak dilini oluşturmaktır. Kimyada metal atomlarının, ametal atomlarının, geçiş grubu metallerinin, kimyasal köklerin birleşimleri ile binlerce farklı türde bileşik eldesi yapılmıştır. Bu bileşiklerin formül yazımlarının bazı kuralları vardır. Katyon (+ yüklü iyon) ile anyon (- yüklü iyon) birleşeceği zaman katyon başa anyon sonra yazılır. Katyonun iyon yükü anyonun altına, anyonun iyon yükü katyonun altına yazılır. Bileşik gösteriminde yalnızca rakamlar kullanılır, iyon yüklerinin işaretleri kullanılmaz. Bazı bileşikler ve molekül formüllerini aşağıda örnek verelim; 

Moleküller ve Formülleri; 
  • Sodyum klorür; NaCI
  • Sodyum hidroksit; NaOH
  • Amonyum nitrit; NH4NO2
  • Karbon mono oksit; CO
  • Azot tri kolrür; NCI3
  • Azot mono oksit; NO
  • Hidrojen klorür (klorik asit); HCI
  • Su; H2O
  • Amonyak; NH4
  • Karbondioksit; CO2
  • Hidrojen bromür (bromik asit); HBr
  • Glikoz (basit şeker); C6H12O6
  • Kükürt dioksit; SO2
  • Gümüş nitrat; AgNO3
  • Kalsiyum karbonat; CaCO3
  • Sodyum karbonat; Na2CO3
  • Bakır sülfat; CuSO4
  • Sodyum iyodür; NaI
  • Kalsiyum florür; CaF2
  • Alüminyum sülfür; AI2S3 
  • Potasyum klorür; KCI
  • Baryum hidroksit; BaOH
  • Berilyum sülfat; BeSO4
]]>
Atom Molekülleri https://www.molekul.gen.tr/atom-molekulleri.html Sat, 24 Nov 2018 13:55:24 +0000 Atom Molekülleri, Maddenin en küçük yapı taşına atom denir. Atomlar katı, sıvı ve gaz elementlerin en küçük kısmını oluşturur. Atom çekirdeği ve elektronları ile bir bütündür. Çekirdeğin içinde artı elektron yüklü Atom Molekülleri, Maddenin en küçük yapı taşına atom denir. Atomlar katı, sıvı ve gaz elementlerin en küçük kısmını oluşturur. Atom çekirdeği ve elektronları ile bir bütündür. Çekirdeğin içinde artı elektron yüklü protonlar, eksi elektrik yüklü nötronlar bulunur. Elektronlar ise çekirdeğin etrafında dönerek manyetik etki oluşmasını sağlar. Atom molekülleri, iki yada daha fazla atomun baskı altında düzenli olarak birleşmesi ile meydana gelir. Bu düzen kusursuz bir güç tarafından oluşturulur. 

İnsan genetik yapısında ki değişiklikler nasıl ki binlerce yıllara yayılıyor ise; elementlerin yapısında ki kimyasal değişikliklerde zamanla değişebilmektedir. Örneğin milyonlarca yıl önce Dünya daha bir bebek iken gaz halinde olduğu uzmanlar tarafından bildirilmektedir. Bu doğal sürecin devamında atmosferik basıncın etkisi ile gazların suya dönüşmesi yani İki hidrojen atomu ile bir oksijen atomunun birleşmesi ile su oluşmuştur. Bu durumda ortaya çıkan yeni oluşum atom molekülüdür. 

Bilimsel olarak tespit edilmiş 109 adet element bulunmaktadır. Bu elementlerin her birinin farklı özellikleri vardır. Elementler birbirleri ile uygun ortamlarda kimyasal olarak birleşerek yeni oluşumların ortaya çıkmasına neden olur.  Yeni oluşumlar, yeni tat, renk, yoğunluk, yumuşaklık ve kokular ile canlı seleksiyonunun beslenmesi için gerekli vitamin ve minerallerin ortaya çıkmasına neden olur. 

Atom molekülleri nasıl oluşur

Bilindiği gibi her element atomunun farklı sayılarda elektronları vardır. Bu elektronlar atom çekirdeği etrafında belli bir yörünge de hızla dönerler. Basınç altında kalan atom elektronları birbirinin yörüngesinden içeri girer ve çıkarlar. Bu bir daha çok zincir halkaları ile örülmüş zırh görünümündedir, elektronlar bir biri ile çarpışmaz. Oluşan bu durum atom molekülü adını alır.

Atom molekülleri en az iki molekülden oluşur. İç içe geçen atom elektronları ortak kullanılır, bu durumu kimyasal bağ adı verilir. Kimyasal bağ ile kararlı yeni moleküller oluşur. Kararlı yapı proton ve nötronların birbirine olan manyetik uyumudur. Atom proton ve nötronlarının manyetik uyumu kusursuz bir düzendir.
]]>
Apolar Moleküller https://www.molekul.gen.tr/apolar-molekuller.html Sat, 24 Nov 2018 20:37:39 +0000 Apolar Moleküller, bir molekül, iki atomlu bir molekülün iki atomu arasında eşit elektron paylaşımı olduğunda veya daha karmaşık bir molekülde polar bağların simetrik olarak düzenlenmesi nedeniyle apolar molekül olabili Apolar Moleküller, bir molekül, iki atomlu bir molekülün iki atomu arasında eşit elektron paylaşımı olduğunda veya daha karmaşık bir molekülde polar bağların simetrik olarak düzenlenmesi nedeniyle apolar molekül olabilir. Örneğin, bor triflorür (BF3) 120º 'de üç kutuplu bağın trigonal düzlemsel düzenine sahiptir. Bu molekülde genel bir dipol bulunmadığından apolardır.
Polar bağları olan her molekül polar bir molekül değildir. Karbondioksit (CO2) iki kutuplu C=O bağına sahiptir ancak CO2 geometrisi doğrusaldır, böylece iki bağ dipol momenti iptal olur ve net moleküler dipol momenti yoktur.

Apolar Molekül Örnekleri:
Evde apolar bileşiklere örnek olarak yağlar ve benzin bulunmaktadır.Bu nedenle çoğu polar olmayan apolar moleküller oda sıcaklığında suda çözünmez (hidrofobiktir) terebentin gibi çok polar olmayan organik çözücüler polar maddeleri çözebilir.
Metan molekülünde (CH+) dört C-H bağı karbon atomunun çevresinde tetrahedrally düzenlenir. Her bağın polaritesi vardır ( çok güçlü olmasada). Bununla birlikte, bağlar simetrik olarak düzenlenmiştir, böylece molekülde genel bir dipol yoktur. İki oatomlu oksijen molekülü (O2) eşit eletronegatiflik nedeniyle kovalent bağda polariteye sahip değildir, bu nedenle molekülde polarite yoktur apolar moleküldür

Moleküller, elektronları eşit bir şekilde kovalent bir bağda paylaştığında, molekül boyunca net elektrik yükü yoktur. Polar olmayan bir kovalent bağda, elektronlar eşit olarak dağıtılır. Atomların aynı veya benzer elektronegatifliğe sahip olduklarında apolar moleküllerin oluşacağını tahmin edebilirsiniz. Genel olarak eğer iki atom arasındaki elektronegatiflik farkı 0.5 in altındaysa, moleküller özdeş atomlarla oluşturulmuş olsalar bile apolar molekül olarak kabul edilirler.

Apolar moleküllerin örnekleri arasında aşağıdakiler bulunur:
  • Asil gazlardan herhangi biri: He, Ne, Ar, Kr, Xe (Bunlar atomlar, teknik olarak molekül değildirler.)
  • Homonükleer diatomik elemntlerin herhangibiri: H2, N2, O2, Cl2 (Bunlar gerçekten polar olmayan moleküllerdir.)
  • Karbondioksit-CO2
  • Benzen-C6H6
  • Karbon tetraklorür-CCl4
  • Metan-CH4
  • Etilen-C2H4
  • Hidrokarbon sıvıları, örneğin benzin ve toluen
  • Çoğu organik molekül.
]]>
Yönetici Moleküller https://www.molekul.gen.tr/yonetici-molekuller.html Sun, 25 Nov 2018 02:57:31 +0000 Yönetici Moleküller, Hücrenin sentezleme yaptığı en iri organik moleküllerdir. Bunların yapılarında c, h, o, n ve p vardır. İlk olarak hücre çekirdeğinde olduğu için, bunlara çekirdek nükleik asit denilmiştir. Yö Yönetici Moleküller, Hücrenin sentezleme yaptığı en iri organik moleküllerdir. Bunların yapılarında c, h, o, n ve p vardır. İlk olarak hücre çekirdeğinde olduğu için, bunlara çekirdek nükleik asit denilmiştir. Yönetici moleküller En çok çekirdekte bulunmasına karşın, hücrenin diğer organellerine de dağılım göstermiştir. Nükleik asitler organizmanın genetik bilgi deposu olarak bilinir. Protein, karbonhidrat ve yağ benzeri öbür organik moleküllerden farklı kalıtım ile ilgili olmalarıdır. Zira kromozom ya da kromatin iplik yapısında dna vardır. Tüm canlılarda bulunan, hücre yapı ve metabolizmasında çok önemli işlevi olan protein ve enzim gibi molekülün sentezini yönetmelerinden dolayı bunlara yönetici moleküller denir.

Yönetici moleküller nelerdir

Nükleik Asit Yapısı: Tüm nükleik asitler nükleotid adı verilen yapı birimlerinden oluşur. Bu durumda dna ve rna polinükleotid zinciridir. Bunlar nükleotid, azotlu baz, beş karbonlu bir şeker ile fosforik asitten oluşur.

  • Azotlu bazlar: Pürin ile pirimidin bazı olarak iki gruba ayrılır. Pürin bazı iki halka, Pirimidin bazı ise tek halkalıdır.
  • Beş karbonlu şekerler: Riboz ile deoksiriboz olarak ikiye ayrılır. Riboz şekeri rna, deoksiriboz şekeri ise dna’ nın yapısında yer alır.
  • Fosforik asit: fosforik asit ise dna ile rna da aynı içinde yer alır. 

Deoksiribo Nükleik Asit: Deoksiribo Nükleik Asit yönetici moleküller olarak hücre içerisinde hayati olaylara yön verir. çoğunlukla çekirdekte olan, dna’nın kloroplast ile mitokondride içerisinde varlığı tespit edilmiştir. Fakat organeller de yer alan dna’lar hücrenin kalıtım maddesi olarak görülmez. Faaliyetleri çekirdeğin dna’sına bağlı olarak gerçekleşir.

Dna Yapısı: dna molekülü sarmal olarak bulunan bir moleküldür. Burada merdiven kenarlarını deoksiriboz şekeri ile fosfat molekülleri oluşturur. Hayatın devam etmesi için canlı hücrelerde binlerce farklı reaksiyonun gerçekleşmesi gerekir. Reaksiyonları farklı olan bu hücrelerin tümü canlı vücut sıcaklığı ile gerçekleşir. Ayrıca bu reaksiyonların çok hızlı olması gerekir. 
böylesine hızlı reaksiyonun belli bir ısıda çok hızlı olarak gerçekleşmesini sağlayan biyolojik birer katalizörler olan bu enzimlerdir.
Enzimler ise protein yapıda olup dna şifresine göre sentezlenir. Bu dna, her çeşit enzim ile protein sentezine şifre verip, hücrede bulunan olayları da dolaylı olarak kontrol eder. Hücre içinde çekirdeğin yani dna’nın yönetici molekül olduğu çeşitli deneyler ile ispat edilmiştir.

Ribo Nükleik Asidin Yapısı: Nükleotidlerin de birbirine bağlanması ile oluşan polinükleotid yapıda bir moleküldür. Bunlar çekirdek ve sitoplazmada da bulunur. Kendilerini eşleyemez. Bütün türleri dna üzerinde ve onun şifrelerine göre sentezlenir. Bunun Üç türü vardır ve hepsi protein sentezi için görev alarak, hücrede yönetici molekül işlevi vardır.

]]>
Ruh Molekülü https://www.molekul.gen.tr/ruh-molekulu.html Sun, 25 Nov 2018 18:30:23 +0000 Ruh Molekülü, Canlı evrim süreci ile gelişen beyin ve sistemlerinin tam ortasında 5-8 mm. çapında epifez isimli bezin salgıladığı psikoaktif hormona ruh molekülü denir. Bilimsel adı Dimet hyltry ptamine (DMT) olan ruh molek Ruh Molekülü, Canlı evrim süreci ile gelişen beyin ve sistemlerinin tam ortasında 5-8 mm. çapında epifez isimli bezin salgıladığı psikoaktif hormona ruh molekülü denir. Bilimsel adı Dimet hyltry ptamine (DMT) olan ruh molekülü insan, hayvan ve bitkilerde olur. Ruh molekülü kainatın başlangıcından itibaren gelişim gösterdiğinden gelişim süreci ile ilgili tam olarak bilimsel veri elde edilemez. 

Ruh molekülünü salgılayan epifez bezi doğum ile büyümeye devam eder ve 2 yaşında büyümesi sona eder. Duymadan, görmeden hissetmek bu molekül sayesinde olur. Bu molekülün bir başka özelliği ise; eğer insan da gerçekten ruh var ise ruh ile ilgili bölümünü yönetmesi diyebiliriz.

İlk bakışta basit bir molekül olarak görülen yapının; esasen canlı bünyesinde ki çözülmesi şimdilik imkansız bir molekül olduğu görülür. Fakat yapılan biyokimyasal araştırmalar ile DMT hormonunun canlının hayatta kalmasını sağlayan en temel molekül olduğunu göstermektedir. Diğer hormonlar eksik yada fazla diğer ünitelerin çalışmasını sağlarken DMT'nin salgılanmaması durumunda nedensiz yaşam sonlanmalarına rastlanılmıştır. Ruh molekülünü sadece insanlar salgılamaz, fakat bilinmesi gerekir ki; normal yaşam için gerekli olan görme, duyma, bilme, anlama veya diğer becerileri hayata geçirmek için gerekli olan organizmalar ne kadar sağlıklı çalışır ise DMT salgılanması da o kadar az olabilmektedir.

Ruh Molekülünün özellikleri;

Duyu organları ve diğer organların yerine getirmesi gerekli olan şeyler tam olarak yerine getirilmemesi ve bu durumun nesiller boyun yaşanması durumunda DNA'larda meydana gelen genetik değişiklikler epifez bezinin daha da etkin çalışmasına neden olmaktadır. Yani görme sorunu olan kişinin duyma sinirlerinde ki gelişkinlik veya duyma sorunu olan kişilerin görerek dudak okuma becerisinin artması örnek verilebilir.

Epifez bezi beyin ile yakın ilişki içinde olmasına rağmen beyinden ayrı bir organeldir. Göz ile direkt bağlantı içindedir. Bu nedenle ışığa duyarlıdır. Biyolojik saatin ayarlanması için salgılanan ruh molekülü gece 23.00 ile sabah 05.00 saatleri arasında daha fazla salgılanır. Bu durum canlının başka bir boyuta geçmesine neden olur. Bu boyut bazen rüyalar ile yaşanırken, bazen de uyur gezerlik olarak ortaya çıkar. Uyumanın, bayılmak olmadığı ruh molekülü sayesinde anlaşılır. Uyuyan insan ruh molekülü sayesinde ne kadar uyuduğunu ortalama tahmin edebilir. 

İnsan ve ruh molekülü; İnsan beyninin tam ortasında beyin lobları arasında mercimek büyüklüğünde bulunan epifez bezi retinadan aldığı ışığın değerlendirilmesinde görevlidir. Böylece gece gündüz döngüsünün diğer vücut bölümlerine olan etkilerinin de şekillenmesine neden olmuştur. Örneğin göz renginin açılması veya ten renginde meydana gelen değişimler Epifez bezinden salgılanan Ruh molekülü (DMT) hormonları sayesinde oluşur. 

İnsan beyninin ürettiği akıl ile ortaya çıkan eşyayı kullanabilme ve Dünyayı yönetebilme yeteneği fizik olarak mümkün iken, akıl ve diğer becerilerden kısmen yoksun olan hayvanlar metafizik alanında insandan daha gelişkindir. Örneğin kanatlı hayvanlar, atlar, karıncalar; insandan daha fazla hissiyata sahiptirler.

]]>
Karbondioksit Molekülü https://www.molekul.gen.tr/karbondioksit-molekulu.html Mon, 26 Nov 2018 09:27:04 +0000 Karbondioksit Molekülü, Bir karbon ve iki oksijen molekülünün birleşmesinden meydana gelen, renk ve kokusu olmayan ve normalde gaz halinde bulunan bileşiğe karbondioksit molekülü denir. Her bir karbon atomunun kabuğunda 4 e Karbondioksit Molekülü, Bir karbon ve iki oksijen molekülünün birleşmesinden meydana gelen, renk ve kokusu olmayan ve normalde gaz halinde bulunan bileşiğe karbondioksit molekülü denir. Her bir karbon atomunun kabuğunda 4 elektron vardır bundan dolayı karbon ve oksijen atomunun birleşmesi çok kolaydır. Oksijen atomunun da dış kabuğunda 6 elektron bulunur. Karbon ve oksijen atomlarının ikisi de elektronlarını 8'e tamamlama eğilimindedirler. 2 oksijen ve 1 karbon atomu, ikişer elektronlarını paylaşarak, elektronlarını 8'e tamamlarlar. Karbondioksit renksiz bir gazdır. Düşük konsantrasyonlarda gazın kokusu da yoktur. Keskin asit kokusunu yüksek konsantrasyonlarda yayar. 

Karbondioksit Molekülü Özellikleri

Karbondioksit molekülü suda çözünebilen, yanmayı desteklemeyen ve havada ağır olan bir moleküldür. Karbon içeren besin maddelerinin metabolize edilerek oluşturduğu son üründür. Formülü CO2 olup, kovalent bağlı bir bileşiktir. Atmosferdeki oranı %0,03'ten azdır ve solunum için hayati önem taşır. Bitkiler solunumda, karbondioksit alır ve oksijen verirler. Bundan dolayı yeşil alanlarda yaşamak, oksijeni bol olan yerlerde yerleşim sağlamak yaşam kalitemiz ve soluduğumuz hava yönünden avantaj sağlar. Çünkü kalabalık ve havasız yerlerde karbondioksit gazı, atmosferde %25'in üzerine çıkmış ise ölümcüldür. Bununla birlikte uyuklama ve baş ağrısı yaparak kendini önceden de belli ederek kişileri uyarabilir. Fabrika atıklarının ve dumanının, motorlu taşıtların havaya bıraktığı zehirli gazların ve hızlı şehirleşmeyle oluşan çevre kirliliğinin sonucu olarak, karbondioksit molekülü küresel ısınmaya sebebiyet vermektedir. Bununla ilgili önlemlerin alınması dünyanın lehine olacaktır. Çünkü zamanla büyük bir tehdit haline gelen küresel ısınma bir çok türün yok olmasına ve tek yaşam alanımız olan dünyanın oksijeninin azalmasına neden olmaktadır. Bundan dolayı yeşil alanların çoğaltılması ve daha yakın yerlere yerleşim alanı kurulması lehimize sonuçlar doğurur. 


]]>
Yağ Molekülü https://www.molekul.gen.tr/yag-molekulu.html Mon, 26 Nov 2018 16:36:25 +0000 Yağ Molekülü, yağlarda polimerleşme yoktur. Yağların monomerleri de bulunmaz. Yağ molekülü bir adet gliserol molekülüne üç adet yağ asidinin bağlanması yolu ile meydana gelir. Yağlar genel olarak on altı ile on sekiz karbon Yağ Molekülü, yağlarda polimerleşme yoktur. Yağların monomerleri de bulunmaz. Yağ molekülü bir adet gliserol molekülüne üç adet yağ asidinin bağlanması yolu ile meydana gelir. Yağlar genel olarak on altı ile on sekiz karbon atomu ve onlara bağlı hidrojen atomlarından meydana gelen uzun zincir biçimindeki moleküllerdir. Yağ molekülünün meydana gelmesi esnasında gliserol molekülünde yer alan karboksil grupları ile gliserol molekülünün OH arasında ester bağı oluşturularak üç molekül su açığa çıkarılır. Yağ asitleri her zaman birbirleri ile aynı uzunluklarda olmak zorunda değillerdir değişiklik gösterebilirler. Yağ molekülünü meydana getiren yağ asitleri yapılarına göre iki farklı türe ayrılır. Doymuş yağ asitleri ve doymamış yağ asitleri olmak üzere. Doymuş yağ asitlerinde karbon atomları arasında tek bir bağ mevcuttur. Tek bir bağ olmasının sebebi karbon atomlarının tamamı ile hidrojene doymuş halde olmasıdır. Doymuş yağ molekülü hayvansal yağlardan elde edilir ayrıca oda sıcaklığında katı halde bulunurlar. Doymamış yağlar ise bitkisel ürünlerden elde edilirler ve oda sıcaklığında sıvı bir şekilde bulunurlar. 

Yağ molekülü görevleri;
  • Yağ molekülü suda çözülmez
  • Kişilere enerji verici, yapıcı onarıcı ve düzenleyici özellikleri ile yarar sağlar
  • Sıcakkanlı canlılarda yağ deri altında yer alarak vücut sıcaklığının korunmasına yardımcı olur
  • Vücuttaki iç organların çevresinde yer alan yağ katmanı bu organları muhtemel darbelere karşı korur
  • Vitamin moleküllerinin çoğu sadece yağda çözünme özelliğine sahiptir, yağların yardımı ile vitaminler bağırsaklar tarafından emilir
  • Yağların yanması neticesinde eşit miktardaki karbonhidratlara göre daha çok enerji üretirler
  • Bitkilerin yeşil renge kavuşmasını sağlayan karetinoidler bir yağ türüdür.
]]>
Hücre Zarının Yapısında Bulunan Moleküller https://www.molekul.gen.tr/hucre-zarinin-yapisinda-bulunan-molekuller.html Tue, 27 Nov 2018 03:51:21 +0000 Hücre zarının yapısında bulunan moleküller, Hücre zarı molekülleri oldukça gözle görülemeyecek kadar küçük parçalardan ibarettir. Bu küçük parçalar ancak mikroskobik ortamda belirli işlemler sonrasında görülebil Hücre zarının yapısında bulunan moleküller, Hücre zarı molekülleri oldukça gözle görülemeyecek kadar küçük parçalardan ibarettir. Bu küçük parçalar ancak mikroskobik ortamda belirli işlemler sonrasında görülebilir.

Hücrenin özgünlüğünü oluşturarak hücrenin geçirgenliğini sağlarlar. hücre zarı şeffaf esnek ve geçirgendir hücre zarında bulunan membran tabakası ise bütün hücrelerde bulunan ortak bir özelliktir. Hücre zarı çift yağa tabakasına sahip olması özelliği ile sürekli hareket halindedir. Hücre zarı görev itibari ile, ilk olarak hücreyi dıştan sararak hücreyi dış etmenlere karşı korur ve hücreyi dağılmaktan kurtarır. Hücreye şekil verir ve en önemli görevi olarak da hücre adına madde alışverişi sağlar. Hücre zarının madde alışverişini kolayca yapabilmesi için ise hücre yapısı yapı gereği, geçirgen ve pozitif yüklüdür.

Hücre zarının yapısında bulunan moleküller
  • Zar lipitleri
  • Fosfolipitler
  • Sterol
  • Glikolipit
  • Zar proteinleri
  • Zar karbonhidratları
  • Porlar
Karbonhidrat + Protein = Glikoprotein
Karbonhidrat + Lipit = Glikolipit

Bu dönüşümler ise golgi organellerinde gerçekleşir. Zardaki glikoprotein ve glikolipit moleküllerinin farklı dağılımı ve sayısı ise hücrenin özgünlüğünü sağlar. Glikolipitler ve glikoproteinlerin oluşturduğu tabakaya glikokaliks adı verilir.

Hücre zarının yapısında bulunan moleküller ve oluşturduğu bileşenler yukarıda verildiği gibidir. Hücre zarının yapısında bulunan moleküller hücrenin canlılığını koruyarak beslenmesi ve gelişmesini sağlar. Hücre zarının yapısında bulunan moleküllerden herhangi birinin olmaması yada işlevini gerçekleştirememesi sonucunda hücre ölür veya yavaşlar buda hastalıklı hücreye sebep olur. Yani halk arasında bildiğimiz ve sık sık kullandığımız kanser hücresini oluşturur. Yani sağlıklı bir hücre ve hücrenin yaşaması iççin hücre zarı ve içeriğinde bulunan moleküller hayati ve oldukça önemli bir yere sahiptir.
]]>
Molekül Yapılı Element https://www.molekul.gen.tr/molekul-yapili-element.html Tue, 27 Nov 2018 18:04:29 +0000 Molekül Yapılı Element; Yapısında kendisinden başka madde bulundurmayan maddeler olarak tanımlanır. Saf maddeler bileşikler ve elementler olarak iki ayrı başlık altında incelenir. Element yapısında tek cins atom bulunduran sa Molekül Yapılı Element; Yapısında kendisinden başka madde bulundurmayan maddeler olarak tanımlanır. Saf maddeler bileşikler ve elementler olarak iki ayrı başlık altında incelenir. Element yapısında tek cins atom bulunduran saf maddelere denir. Elementlerin yapı birimleri atomlardır. Elementler hem fiziksel hem de kimyasal yöntemlerle kendinden daha basit maddelere ayrıştırılamazlar. Bir elementi meydana getiren tüm atomların büyüklükleri ve bu atomlar arasındaki mesafeler aynıdır. Ama bir elementin atomları ile farklı bir elementi meydana getiren atomlar arasındaki mesafe ve atom büklükleri farklıdır. Yani her elementin atomları kendine özgüdür. Kendilerine özgü yoğunlukları, atom ağırlıkları vardır. Aynı element kullanılarak yapılmış farklı maddeler de aynı cins atomlardan meydana gelir. 

Elementi meydana getiren atomların birbirlerine olan mesafeleri elementin katı, sıvı veya gaz haline göre değişebilir. Katı madde ise atomlar arası mesafe yok denecek kadar az, sıvı madde ise mesafeler biraz var iken gazlarda atomlar arası mesafe daha fazladır. Hem canlı hem cansız varlıklar elementleri yapısında bulundurur. Elementler sembollerle ifade edilirler. 

Element çeşitleri
  • Atomik yapılı olen elementler 
  • Moleküler yapılı olan elementler
Atomik yapılı element

Bazı elementleri meydana getiren atomlar doğada yalnız başına bulunurlar. Bu şekilde atoma sahip olan elementler atomik yapılı element olarak tanımlanır. Atomik yapılı olan elementlerin en küçük yapı birimi atomlardır. Atomik yapılı element örnekleri; Demir elementi (Fe), bakır elementi (Cu), alüminyum elementi (Al), çinko elementi (Zn), kurşun elementi (Pb), altın elementidir.

Moleküler yapılı element

Bazı elemenleri meydana getiren atomlar doğada ikili yada daha fazla sayıda, karmaşık yapılı olarak bulunur. Bu şekilde atomlara sahip olan elementler molekül yapılı element olarak tanımlanır. Moleküler yapılı olan elementlerin en küçük yapı birimi moleküllerdir. Molekül; iki veya daha fazla sayıda atomun bağlar ile bağlanıp meydana getirdiği atom grubudur. 
Molekül yapılı element örnekleri; İyot elementi (I), oksijen elementi (O), hidrojen elementi (H), karbon elementi (C), fosfor elementi (P), azot elementi (N), kükürt elementidir. 
]]>
Molekül Yapılı Bileşikler https://www.molekul.gen.tr/molekul-yapili-bilesikler.html Tue, 27 Nov 2018 19:21:32 +0000 Molekül Yapılı Bileşikler, iki veya daha fazla farklı cins moleküllerden oluşan bileşiklere nedir. Molekül yapılı bileşikler moleküllerden meydana gelir. Bu molekülleri oluşturan atomlar arasında kovalent bağ ile bağlanmışt Molekül Yapılı Bileşikler, iki veya daha fazla farklı cins moleküllerden oluşan bileşiklere nedir. Molekül yapılı bileşikler moleküllerden meydana gelir. Bu molekülleri oluşturan atomlar arasında kovalent bağ ile bağlanmıştır. Molekül yapılı bileşikler aslında günlük hayatımızda sık sık kullandığımız bileşiklerdir. Eğitim öğretim boyunca sık sık öğrencilerin karşısına fen bilgisi dersi ve kimya derslerinin konuları olarak çıkmaktadır. Çeşitli moleküller yapıları gereği farklı bir molekül ile kovalent bağ yaparak bileşik oluştururlar biz buna molekül yapılı bileşik adı verilir. 

Molekül Yapılı Bileşiklerin Özellikleri 
  • Suda iyonlarına ayrışmazlar. 
  • Sulu çözeltileri genel olarak elektriği iyi iletmez. Bu sebeple deneylerde veya elektrik iletkenliği için yapılan çalışmalarda molekül yapılı bileşikler kullanılmaz. 
  • Moleküller aralarında kovalent bağ ile bağlanırlar. Bu nedenle moleküller arasında sıkı bir bağ vardır ve ayrılması oldukça zordur. 
  • Molekül yapılı olmayan bileşiklerden farkları arasında molekül yapılı olmayan bileşiklerde ki atomlar sayılamayacak kadar çok iken molekül yapılın bileşiklerde ki atomlar sayılabilir.
Molekül Yapılı Bileşiklere Örnekler
  • C6H12O6 formülü molekül yapılı basit şekerdir. 
  • C02 formülü herkesin bildiği gibi soluk alıp verirken vücudumuzdan attığımız karbondioksittir.
  • CaCO3 formülü kalsiyum karbonat molekül yapılı bileşiktir. Halk arasında kireç taşı olarak da bilinir. Eski kayaçlarda ve deniz kabuklarında çok miktarda bulunur.
  • AgNO3 formülü gümüş nitrat dır. 
  • H2O bilindiği üzere Dünya'nın dörtte üçünün kaplı olduğu suyun formülüdür. 
]]>
Moleküller Arası Bağlar https://www.molekul.gen.tr/molekuller-arasi-baglar.html Wed, 28 Nov 2018 13:46:11 +0000 Moleküller Arası Bağlar; Maddenin gaz halinde madde molekülleri birbirinden oldukça uzakta ve bağımsız hareket ederler. Moleküller arası mesafe fazladır, aralarında itme-çekme kuvveti yok denecek kadar azdır. Maddenin katı ve s Moleküller Arası Bağlar; Maddenin gaz halinde madde molekülleri birbirinden oldukça uzakta ve bağımsız hareket ederler. Moleküller arası mesafe fazladır, aralarında itme-çekme kuvveti yok denecek kadar azdır. Maddenin katı ve sıvı halinde gaz haline göre moleküller arasındaki bağlar çok daha kuvvetlidir, mesafeler daha azdır. Gaz halden katı veya sıvıya geçiş olduğu zaman moleküller arasında itme-çekme kuvvetleri meydana gelir. Bu itme-çekme kuvveti ile moleküllerin arasında oluşan etkileşim moleküller arası bağ olarak tanımlanır. Bu çekim kimyasal bir bağ değildir. 

Moleküller arasındaki bağlar nelerdir

Dipol- dipol etkileşimi; Polar olan moleküllerde + ve - yüklerin birbirlerini çekmeleri ile meydana gelir. Van der wals çekimlerine göre daha kuvvetli olan etkileşimlerdir. HF bileşiğinde hidrojen (H) ve flor (F) atamları arasında dipol-dipol etkileşimi vardır. Bunun dışında; HCI, H2O bileşiklerinde de dipol-dipol etkileşimi bulunur.

Van Der Wals Çekimleri; Kovalent bağlı olan apolar moleküllerde (H2, CO2, N2 gibi) ve soygazlarda (He, Ne, Ar gibi) yoğun fazlarda yalnızca kütlelerinden kaynaklı bir çekim kuvveti meydana gelir. Bu kuvvet van der wals çekimleri (bağları) olarak tanımlanır. Yoğun fazda yalnızca van der wals bağı var olan maddeler moleküler maddeler olarak tanımlanır. Van der wals etkileşimi en fazla olan molekül I2 (iyot), en az olan ise F2 (flor).

Hidrojen Bağları;  Hidrojen atomunun O (oksijen), F (flor), azot (N) gibi elektron ilgisi fazla olan atomlar ile yapmış olduğu bağlardır. Örnek olarak; HF, H2O, NH3 gibi. Bu gibi bileşiklerde moleküllerin bir arada olmasını sağlayan bağ hidrojen bağlarıdır. 
Hidrojen bağları; hem dipol-dipol bağlarından hem de van der wals bağlarından çok daha kuvvetli olan bir bağdır.
]]>
Element Molekülü https://www.molekul.gen.tr/element-molekulu.html Thu, 29 Nov 2018 02:21:59 +0000 Element Molekülü, Birbiri ile aynı özelliği sahip atomların bir araya gelerek molekül oluşturması ve oluşan molekül topluluğunun fiziksel yada kimyasal olarak ayrılmayacak saf haline element molekülü denir.  Elementler kat Element Molekülü, Birbiri ile aynı özelliği sahip atomların bir araya gelerek molekül oluşturması ve oluşan molekül topluluğunun fiziksel yada kimyasal olarak ayrılmayacak saf haline element molekülü denir.  Elementler katı, sıvı ve gaz halinde olabilir. Elementler aynı cins atomlar tarafından oluşturulur ve element molekülünde çok fazla atom bulunur. Elementler kimyasal özellik taşırlar. Bu nedenle kimyasal element adıyla da anılır.

Element atomları içinde bulunan protonlar atom sayısını (çekirdek yükünü)gösterir. Dolayısı ile element molekül atomlarının hepsinde proton sayısı eşittir. Atom kütle numarasını ise nötron sayısı belirler. Atom sayısı aynı, kütle numarası değişik olan element atomlarına izotop denir. Doğada şimdilik 118 tane element bulunur. Dünya'da 94 tane doğal element bulunur. Bunlardan 83 numaralı Bizmut ve sonrası radyasyon içerir. Doğada doğal olarak radyasyon yayan element uranyum elementidir. Bununla birlikte yıldızlarda kapasitelerine göre radyasyon yayarlar.

Element molekülünü oluşturan atomların büyüklükleri, şekilleri, birbirine olan uzaklıkları aynıdır. Farklı cins elementlerin atomları doğal olarak birbirinden farklıdır. Elementler tek atomlu ve atom gruplu element moleküller olarak ikiye ayrılır.

Element molekülü çeşitleri,

Atomik yapılı element: Bazı element molekülleri tek atomludur. Bu elementlerin en küçük yapı taşı tek atomdur. Bu element molekülleri doğada tek başına bulunurlar. Alüminyum, demir, çinko, bakır, altın gibi elementler atomik yapıda elementlerdir.

Moleküler yapılı element: Bazı element moleküllerini oluşturan atomlar doğada iki grup şeklinde bulunur. Bu tür elementlere moleküler yapılı element denir. Bunların en küçük yapı taşı moleküldir. Oksijen, karbon, kükürt, hidrojen, helyum, azot gibi gaz halinde bulunan elementler bu gruba girer. 

Element moleküllerinin özellikleri nelerdir

Element molekülleri semboller ile gösterilir, en küçük yapı taşları atomlardır. Element molekülleri aynı tür atomlardan oluşur. Kendinden daha küçük bölümlere fiziksel yada kimyasal olarak ayrılmayan saf maddedir. 
]]>
Bileşik Molekülü https://www.molekul.gen.tr/bilesik-molekulu.html Thu, 29 Nov 2018 11:06:11 +0000 Bileşik Molekülü; Molekül iki veya daha fazla atomun bir araya gelerek oluşturduğu atom grubuna molekül denir. Molekülü meydana getiren atomlar aynı cins atomlar da olabilir, farklı cins atomlar da olabilir. Bir bileşiği meydana g Bileşik Molekülü; Molekül iki veya daha fazla atomun bir araya gelerek oluşturduğu atom grubuna molekül denir. Molekülü meydana getiren atomlar aynı cins atomlar da olabilir, farklı cins atomlar da olabilir. Bir bileşiği meydana getiren atomların eşit ıranda yer aldığı en küçük birim olarak da tanımlanır molekül. Moleküllerin yapısında birden fazla atom bulunur.  İki tür molekül vardır;
  • Element molekülü
  • Bileşik molekülü
Element Molekülü

Aynı cins atomların oluşturduğu molekül grubudur. Fiziksel veya kimyasal yöntemler ile daha basit maddelere ayrıştırılamazlar. Homojen özellik gösterirler. Semboller ile ifade edilirler. Saf maddedirler. Element moleküllerinin erime ve kaynama noktaları belirgindir. Element molekülü örnekleri; Hidrojen elementi (H2), oksijen elementi (O2), iyot elementi (I2), karbon elementi (C2), azot elementi (N2), kükürt elementi (S2), fosfordur.

Bileşik Molekülü

İki yada daha fazla atomdan meydana gelen, farklı cins moleküllerden oluşan bileşiklerdir. En küçük yapı taşları moleküllerdir. Saf maddelerdir. Formüller ile ifade edilirler. Bileşik molekülü oluşumu esnasında enerji alış verişi olur. Kimyasal yöntemler ile bir araya gelir ve kimyasal yöntemler ile kendilerinden daha basit maddelere ayrıştırılabilirler. Fiziksel yöntemler ile daha basit maddelere parçalanamazlar. 

Bileşik molekülü; kendini oluşturan element atomlarının özelliklerini göstermezler. Bileşik moleküllerinin kendilerine has erime noktaları, kaynama noktaları, yoğunlaşma sıcaklıkları, donma noktaları vardır. Bileşik molekülü örnekleri; Glikoz yani şeker bileşiği (C6H12O6), su (H2O), amonyak (NH3), karbondioksit (CO2), hidrojen klorür (HCI), kükürt dioksit (SO2), hidrojen florürdür.
]]>
Dmt Ruh Molekülü https://www.molekul.gen.tr/dmt-ruh-molekulu.html Fri, 30 Nov 2018 09:53:32 +0000 Dmt ruh molekülü, Kısaltılmış ismi dmt olan ve tıpta dimethyltryptamine olarak bilinen, diğer bir deyişle ruh molekülü olarak ta adlandırılan dmt, beynimizin orta kısmında bulunan pineal bez veya diğer adı ile Dmt ruh molekülü, Kısaltılmış ismi dmt olan ve tıpta dimethyltryptamine olarak bilinen, diğer bir deyişle ruh molekülü olarak ta adlandırılan dmt, beynimizin orta kısmında bulunan pineal bez veya diğer adı ile epifiz bezi tarafından üretilen ve salgılanan bir maddedir. Dmt sadece insanlarda bulunan bir madde olmayıp, bitkiler ve hayvanların da dahil olduğu istisnasız diğer bütün canlılarda bulunur ve yaşayan her canlı dmt salgılar veya dmt ile yaşamını sürdürür. Dmt ruh molekülü beyin tarafından uyku esnasında salgılanır, halüsinojen bir madde olmasından dolayı da salgılanması genel olarak rüyaların görüldüğü evrelere denk gelir ve etkisi de zaman algısında yanılgılara yol açması olarak görülür. Beynimiz yapı olarak simetrik bir yapıya sahiptir ve bu nedenle her bölümden iki tane bulunduğu halde, tek istisna olarak beynin tam orta kısmında ve sadece bir tane bulunan pineal bezdir. Epifiz bezi tüm omurgalılarda mercimek büyüklüğünde bulunan bir bez olup, şekil olarak kozalağa benzemesinden dolayı İngilizce ismi ile pineal gland, kısaca ismi ile de pineal bez denilmiştir.

Dmt ruh molekülü ve etkileri

Dmt ruh molekülü bütün canlılarda bulunur ve pineal bezin üst kısmında üretilir. Dmt ruh molekülü insanlarda doğum anında ve ölüm anında daha çok salgılanır ve insan bilinci üzerinde oldukça fazla etkisi bulunmasından dolayı, ruhun vücuda giriş ve çıkışını sağlayan hormon olarak ta adlandırılır. Dmt ruh molekülü salgısı uyku esnasında az artış gösterse de doğum ve ölüm anındaki artışı daha fazladır. Doğum esnasında hem annenin hem bebeğin dmt hormonu salgısı artışı oldukça fazladır. Dmt ruh molekülü sentetik olarak ta üretilebildiği gibi Güney Amerikanın bir çok bölgesinde çok çeşitli bitkilerden de elde edilebilmektedir. Kainatla sonsuzluk ve bütünlük hissi vermesi gibi etkileri olan ve Güney Amerika yerlilerinin geleneksel olarak şaman ayinlerinde kullandığı bir bir bitkiden elde edilen içeceğin içinde de saptanan dmt maddesinin Türkiye'de kullanıldığına dair herhangi bir veri bulunmamaktadır. 

Güney Amerika'da yetişen bir çeşit bitkinin dal ve yapraklarının kaynatılması ile elde edilen ve çok güçlü halüsinojen etkisi bulunan bu tür içeceklerin tıbbi zorunluluklar dışında birçok ülkede yasaktır. Dmt ruh molekülü içeren maddelerin herhangi bir şekilde vücuda alınması durumunda kişiler çok değişik kimliğe bürünmekte ve yapmaları bile mümkün olmayan işleri yapabilirler veya söyleyebilirler dahada kötüsü ise, dmt maddesinin etkisi geçtiğinde ise hiçbir şey hatırlamazlar. Dışarıdan vücuda alınan dmt içerikli maddeler oldukça tehlikelidir ve fazla alınması halinde ölümle sonuçlanabilmektedir.
]]>
Nitrik Asit Molekül Ağırlığı https://www.molekul.gen.tr/nitrik-asit-molekul-agirligi.html Fri, 30 Nov 2018 11:14:31 +0000 Nitrik Asit Molekül Ağırlığı: Nitrik asit molekül ağırlığını hesaplayabilmek için öncelikle, nitrik asitin kimyasal bileşeninin bilinmesi gereklidir. Nitrik asit, bileşeninde üç oksijen, bir hidrojen ve bir azot bul
Nitrik Asit Molekül Ağırlığı: Nitrik asit molekül ağırlığını hesaplayabilmek için öncelikle, nitrik asitin kimyasal bileşeninin bilinmesi gereklidir. Nitrik asit, bileşeninde üç oksijen, bir hidrojen ve bir azot bulunan kuvvetli bir asittir. HNO3 kimyasal formülü ile gösterilir. Halk arasında kezzap olarak da bilinmektedir. Nitrik asit molekül ağırlığı 63 gr / mol 'dür. Rengi sarımtırak ve sıvı halde bulunur. Gübre imalatında, metal sektöründe, boya sanayinde, patlayıcı madde sanayi ve elektro polisaj gibi alanlarda kullanılır.

Nitrik Asit Molekül Ağırlığı, HNO3 hesaplaması:
  • Bir hidrojen atomu  ve H atom ağırlığı: 1 gr,
  • Bir azot atomu ve N atom ağırlığı: 14 gr,
  • Üç oksijen atomu ve O atom ağırlığı: 16 gr
Buna göre;

1x1 gr= 1 gr toplam H ağırlığı,
1x14 gr= 14 gr  toplam N ağırlığı,
3x16 gr= 48 gr toplam O ağırlığı

ve sonuçta Nitrik Asit Molekül Ağırlığı= 1+14+ 48= 63 gr/mol olarak hesaplanır.
]]>
Etanol Molekül Ağırlığı https://www.molekul.gen.tr/etanol-molekul-agirligi.html Sat, 01 Dec 2018 08:09:24 +0000 Etanol Molekül Ağırlığı: Hesaplanabilmesi için öncelikle etanolün kimyasal formülünün bilinmesi gerekir. Etanol'ün kimyasal formülü C2H5OH dır. Etanol sıvı halde bulunur ve renksizdir. Yanıcıdır, alkollü i
Etanol Molekül Ağırlığı: Hesaplanabilmesi için öncelikle etanolün kimyasal formülünün bilinmesi gerekir. Etanol'ün kimyasal formülü C2H5OH dır. Etanol sıvı halde bulunur ve renksizdir. Yanıcıdır, alkollü içeceklerde bulunan tek alkol türüdür. Etanolün molekül ağırlığı 46 gr / mol olup, petro kimyasal ham maddelerden, etilenin asit-katalize hidrasyonu şeklinde elde edilir ve şu kimyasal denklem ile elde edilir;

C2H4 (etilen)+ H2O (su)--> CH3CH2OH 

Etanol molekül ağırlığı, C2H5OH kimyasal formülündeki bileşenler yardımıyla hesaplanabilir. Etanolün kimyasal bileşeninde;
  • İki adet karbon atomu ve C atom ağırlığı: 12 gr,
  • Altı adet hidrojen atomu ve H atom ağırlığı: 1 gr,
  • Bir oksijen atomu ve O atom ağırlığı: 16 gr, bulunur. Buna göre;
2x12 gr= 24 gr toplam C atom ağırlığı,
6x1 gr= 6 gr toplam H atom ağırlığı,
1x16 gr= 16 gr toplam O atom ağırlığı,

ve sonuçta C2H5OH etanol molekül ağırlığı, 24+6+16= 46 gr/mol olarak bulunur.
]]>
Naoh Molekül Ağırlığı https://www.molekul.gen.tr/naoh-molekul-agirligi.html Sun, 02 Dec 2018 07:14:37 +0000 Naoh Molekül Ağırlığı, kendisini oluşturan Na (sodyum), O (oksijen) ve H (hidrojen) atomlarının ayrı ayrı molekül ağırlıklarının hesaplanması ve toplamı ile bulunur. Naoh molekül ağırlığı 40 gr/moldür. Naoh, (sod Naoh Molekül Ağırlığı, kendisini oluşturan Na (sodyum), O (oksijen) ve H (hidrojen) atomlarının ayrı ayrı molekül ağırlıklarının hesaplanması ve toplamı ile bulunur. Naoh molekül ağırlığı 40 gr/moldür. Naoh, (sodyom hidroksit) suda çok kolay çözünür, yumuşak, kaygan ve sabun hissi veren bir çözeltidir. Kostik soda olarak da bilinen inorganik bir bileşendir. Sıvı formu berrak renkte katı formu ise beyaz renktedir. Kimya sanayi ve birçok endüstride kullanılan önemli ve temel bir bileşiktir. Naoh, 1807 yılında İngiltere'de Humphrey Day tarafından keşfedilmiş olup, keşfinin ise nasıl gerçekleştiği tam olarak bilinmemektedir.

Naoh molekül ağırlığı nasıl hesaplanır

1 adet Na atomu molekül ağırlığı 23 gr, 1 adet O ve 1 adet H atomu molekül ağırlığı: 17 gr. ve toplamda NAoh molekül ağırlığı 23+17 gr = 40 gr /  mol olarak bulunur.
]]>
Oksijen Molekül Ağırlığı https://www.molekul.gen.tr/oksijen-molekul-agirligi.html Sun, 02 Dec 2018 16:12:30 +0000 Oksijen Molekül Ağırlığı, Oksijen simgesi "O" harfi ile olan ve atom numarası 8 olan kimyasal elementtir. Oksijen periyodik tablodaki kalkojen grubuna üyedir. Neredeyse tüm elementlerle kolayca bileşerek büyük ölçüde re aktif o Oksijen Molekül Ağırlığı, Oksijen simgesi "O" harfi ile olan ve atom numarası 8 olan kimyasal elementtir. Oksijen periyodik tablodaki kalkojen grubuna üyedir. Neredeyse tüm elementlerle kolayca bileşerek büyük ölçüde re aktif olan bir ametaldir. Kütlesel olarak evrende en bol bulunan 3. elementtir. İlk iki sıra helyum ve hidrojene aittir. Yer kabuğunda en bol bulunan ise oksijendir kütlenin neredeyse yarısını oluşturur. Serbest oksijen; sudan oksijen elde etmek için güneş ışığını kullanan foto-sentetik organizmalar olmadan dünya üzerinde bulanamayacak şekilde fazla reaktiftir. Oksijen elementi yaklaşık olarak 2.5 milyar yıl önce atmosferde birikmeye başlamıştır.

Diatomik oksijen gazı hacimsel olarak havanın %20,8 ini, suyun kütlesinin %88 ini oluşturur. Bu yüzden canlı organizmaların kütle hacminin büyük bir kısmı oksijen tarafından oluşturulur. Organizmanın organik ve inorganik neredeyse tüm moleküllerinin yapısında oksijen bulunur. 

Oksijen molekül ağırlığı, 15,9994(3)g.mol-1 dir ve gaz halinde bulunur. Oksijen'in rengi yoktur ve kokusuzdur. Kübik bir yapıya sahiptir. Oksijen yanıcı bir gazdır ve saf oksijende hemen hemen tüm maddeler yanar söndürmek güç olur. 
Oksijen'in kullanıldığı alanlar; çelik, plastik ve tekstil üretimi yer almaktadır. Ayrıca roket yakıtı, hava taşıtlarında, denizaltılarında, insansız uçuş programlarında ve dalgıçlıkta kullanılır. Tedavi yöntemi olarak; oksijen terapisi ve yaşam destek ünitelerinde kullanılır.   
Aşırı oksijen solunması vücutta bazı organların tahrişine ve zatürreye neden olabilir. Aşırı oksijene maruz kalan birey derhal havadar bir alana çıkarılmalı ve doktora haber verilmelidir.
]]>
Organik Moleküller https://www.molekul.gen.tr/organik-molekuller.html Mon, 03 Dec 2018 11:10:48 +0000 Organik Moleküller, Canlıların yapılarında bulunup ve  daima karbon atomu taşıyan yapılara denir. Ancak yapısında karbon atomu bulunup organik olmayan da bir çok yapı da bulunmaktadır. Organik moleküllerin inorganik molekülle Organik Moleküller, Canlıların yapılarında bulunup ve  daima karbon atomu taşıyan yapılara denir. Ancak yapısında karbon atomu bulunup organik olmayan da bir çok yapı da bulunmaktadır. Organik moleküllerin inorganik moleküller ile en büyük farkı organik moleküllerin yapısında bulunan karbon atomudur. Organik moleküllerde karbon atomunun yanı sıra oksijen ve hidrojende bulunmaktadır. Canlıların yapısında bulunun organik molekülle ise, karbonhidratlar, yağlar, proteinler, enzimler, vitaminler, nükleik asitler ve ATP'dir. Organik moleküller canlılardaki görevleri çeşidine göre enerji verici, yapı maddesi, metabolik olayları düzenleyici olarak görev alırlar. 

Organik moleküller nelerdir 

Karbonhidratlar; Bitki, insan ve hayvan hücreleri için en temel enerji kaynağı karbonhidratlardır. Yapılarında  iki hidrojen ve bir hidrojen bulunmaktadır. Enerji vermesinin yanı sıra karbonhidratlar aynı zamanda da yapı maddesi olarak da kullanılabilmektedirler. Aynı zamanda karbonhidratlar proteinler ve lipitler ile birleşerek glikoprotein ve glikolipit yapılarını da oluşturabilmektedir. Bu yapılar hücre zarının yapısına katılırlar. Karbonhidratlar içerdikleri şeker sayısına göre çeşitleri bulunmaktadır. Bunlar monosakkaritler, disakkaritler ve polisakkaritlerdir. Monosakkaritler basit şekerler olarak bilinir. Hemen kullanılacak enerji kaynaklarıdır. Monosakkaritlerin yapısında karbon sayısı üç ile sekiz arasında değişmektedir. Disakkaritler ise iki molekül monosakkaritin dehidrasyon sentezi yolu ile birleşmesi sonucu oluşan molekül yapılardır. Polisakkaritler ise çok sayıda ki monosakkaritin dehidrasyon sonucu birleşmesi ile oluşan karbonhidratlardır. Polisakkaritlerin temel yapı taşı glikozdur. Glikozların farklı şekillerde bağlanması sonucu Polisakkaritler de çeşitlilik oluşur.

Yağlar; Lipitler de karbonhidratların yapısında ki gibi karbon hidrojen ve oksijen içermektedirler. Ayrıca bu elementlerin yanı sıra fosfor ve azot gibi elementler de bulundurmaktadırlar. Yağlar vücutta parçalandığı zaman karbonhidratların ve proteinlerin yaklaşık iki katı kadar fazla enerji vermektedirler. Yağlar suda çözünmeyen ya da çok az çözünen maddelerdir. Biyolojik anlamda önemli lipitler ise fosfolipitler steroitler ve trileseritler olarak söyleyebilmekteyiz. Yağların genel olarak özellikleri ise;

  • Vücudumuz için en ekonomik enerji kaynağıdır.
  • Karbonhidratlardan sonra ikinci enerji kaynağı olarak yağlar kullanılmaktadır.
  • Vücudumuzda yağ dokusunu oluşturarak  organlara destek çıkar.
  • Vücutta yağda çözünen vitaminlerden yararlanmasını sağlar.
  • Vücutta sentezlenemeyen esansiyel yağ asitleri yağlar ile alınır. 

Proteinler; Proteinler hücredeki en büyük ve en karmaşık yapılardır. Yapılarında oksijen, hidrojen, karbon ve azot bulunmaktadır. Bunun yanı sıra fosfor ve kükürt elementlerini de içerebilmektedir. Hücrenin bir çok önemli yapısal maddelerini proteinler oluşturmaktadır. Uzun süreli açlıkta ise enerji kaynağı olarak da kullanılabilir. Proteinlerin en temel yapı taşları amino asitlerdir. Proteinlerin canlıların yapısında önemli özellikleri bulunmaktadır. Bunlar;

  • Vücut dokularının yapımında ve genel olarak onarımlarında kullanılır.
  • Moleküllerin yapısına katılırlar.
  • Kas, kemik ve kıkırdağın yapısına katılırlar.
  • Kanın pıhtılaşmasında rol oynarlar.
  • Asit baz dengesinin korunmasında önemli işlev gösterirler.

Vitaminler; Hücrenin normal metabolizması için çok az miktarda gereklidir. Vitaminler düzenleyici ve direnç artırıcı organik moleküllerdir. Vitaminler hücrelerin yapısına katılamazlar ve enerji kaynağı olarak kullanılamazlar. Büyük kısmı ise koenzim kısmının yapısını oluşturur. En önemli özelliği ise  hücre zarından sindirilmeden geçebilecek olmasıdır. Vitaminler yağda eriyen ve suda eriyen vitaminler olarak iki gruba ayrılmaktadırlar.

]]>
Nh3 Molekül Ağırlığı https://www.molekul.gen.tr/nh3-molekul-agirligi.html Tue, 04 Dec 2018 07:52:58 +0000 NH3 molekül ağırlığı, NH3 molekül ağırlığı 17 gr/mol'dür. Molekülleri polar olduğundan su içerisinde yüksek oranda çözünür. Amonyak endüstride en çok azotlu gübrelerin ve nitrik asitin üretiminde başlangıç mad NH3 molekül ağırlığı, NH3 molekül ağırlığı 17 gr/mol'dür. Molekülleri polar olduğundan su içerisinde yüksek oranda çözünür. Amonyak endüstride en çok azotlu gübrelerin ve nitrik asitin üretiminde başlangıç maddesi olarak kullanılır.

NH3 molekül ağırlığı detaylı hesaplama
  • bir azot atomu ve N atom ağırlığı: 14 gr,
  • üç azot atomu ve H atom ağırlığı: 1 gr,
Bu bilgiler doğrultusunda, 

1x14 gr = 14 gr toplam N ağırlığı ve
3x1 gr = 3 gr toplam H ağırlığı iken

NH3 molekül ağırlığı 14+2 gr = 17 gr olarak hesaplanmaktadır.
]]>
Molekül Çeşitleri https://www.molekul.gen.tr/molekul-cesitleri.html Tue, 04 Dec 2018 17:49:10 +0000 Molekül Çeşitleri, atomların birbirine bağlı gruplar halinde oluşturduğu kimyasal bileşiklerin en küçük temel yapısı olan moleküller birçok türe ayrılmıştır. Başka bir ifadeyle molekül bileşiğini meydana geti Molekül Çeşitleri, atomların birbirine bağlı gruplar halinde oluşturduğu kimyasal bileşiklerin en küçük temel yapısı olan moleküller birçok türe ayrılmıştır. Başka bir ifadeyle molekül bileşiğini meydana getiren atomların eşit oranda bulunduğu en küçük birimler de molekülleri belirtir. Molekül çeşitlerinin her biri birden fazla atom içermektedir. Bir molekül aynı yapıdaki iki atomun bağlanmasıyla birlikte veya farklı nitelikteki sayıdaki atomların bağlanması sonucu oluşabilmektedir. Molekül çeşitleri, molekülleri oluşturan kimyasal bağların etkisi altındadır. Bu kimyasal nitelikli moleküler bağlar; iyonik, kovalent ve metalik olarak adlandırılmaktadır.

Saf yapıdaki kimyasal maddenin kimyasal bileşimini ve tüm özelliklerini taşıyan moleküller doğada bulunan birçok farklı atom sayesinde farlı kombinasyonlar dahilinde bir araya gelerek molekül çeşitlerinin meydana gelmesi hususunda zemin hazırlanır. Söz konusu moleküllerin her bir çeşidinin oluşabilmesi için elektronların bir atomdan diğerine iletilmesi veya ortak kullanım teşkil etmesi gerekir. Bu elektronlar çekim kuvvetinin etkisiyle iki atom arasında gidiş geliş yapmaktadır. Moleküller aracılığıyla atomları birbirine bağlamayı hedef alan bu durum atomlar arası yolculuğu ifade eder.

Su Molekülü

Su, bir oksijen ve iki hidrojen atomundan oluşan moleküler yapıya sahip inorganik içerikli bir bileşiktir. Moleküller arası bağlar su molekülünü buz halindeyken bir arada tutmaya kaynaklık eder. Su molekülünün yapısı incelendiğinde bir yönü pozitif diğer yönü negatif yük durumda sergilenmektedir. Genel olarak suyun molekül yapısı nötr olarak tespit edilmektedir. Bu molekül çeşitlerinde hidrojen bağının kurulması son derece kolaydır. Su içerikli çözeltiler içerisinde yer alan moleküllerin anyon ve katyonları su molekülleri aracılığıyla çevrili olup polar bir yapıya sahiptir.

]]>
Atp Molekülü https://www.molekul.gen.tr/atp-molekulu.html Tue, 04 Dec 2018 18:54:29 +0000 Atp molekülü, Her hücrede bulunan yüksek enerjili bir moleküldür. Her hücre kendi Atp'sini üretir. Atp molekülünün görevi, hücreyi gerekli enerji ile depolamak ve beslemektir. Atp kas kasılmaları, sinir uyarıları, metabolizma Atp molekülü, Her hücrede bulunan yüksek enerjili bir moleküldür. Her hücre kendi Atp'sini üretir. Atp molekülünün görevi, hücreyi gerekli enerji ile depolamak ve beslemektir. Atp kas kasılmaları, sinir uyarıları, metabolizma işlevleri ve diğer çeşitli yaşam sürdürme işlevlerini yerine getirmek için gerekli enerjiden sorumludur. Atp molekülü, her hücreye kimyasal ve mekanik reaksiyonlar için ihtiyaç duydukları enerjiyi sağlarlar. 

Atp molekülü, hücrenin sitoplazmasında bulunur. Atp'nin tüm hücre parçalarının yanında olması, hücrenin kimyasal ve mekanik reaksiyonlar için ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlamakta kolaylık sağlar. Atp molekülü, gıdaları parçalayarak enerjisini alır. Atp molekülü yüksek enerjilidir ve bu molekülün ana maddeleri karbon, hidrojen, azot, oksijen ve fosfordur. Atp hücreden hücreye, canlıdan canlıya aktarılamaz. Atp molekülü üretmeyen hücreler, canlılık faaliyetlerini sürdüremez, bu nedenle her hücre kendi Atpsini üretir.  Atp molekülünün açılımı, adenozintrifosfattır.

Atp molekülünün yapısı

Atp molekülünün üç bölümü vardır. Ortada riboz adı verilen şeker molekülü bulunur. Ribonun bir ucuna adenin olarak bilinen karbon ve azot halkaları eklenmiştir. Ribonun diğer ucunda ise üç fosfat grubu vardır.  Üç fosfat grubu, molekül içerisindeki enerjinin anahtarıdır. Besinlerden elde edilen enerji hücrelerde doğrudan doğruya kullanılamaz. Öncelikle Atp molekülü yapısında tutulurlar. 
Sonrasında besinlerde enerji ATP molekülünde kimyasal enerjiye dönüştürülür. Bu kimyasal enerji yaşamsal faaliyetlerde kullanılır. Atp hücre içinde sentezlenir. Atp molekülü yapısında bulunan her bir fosfat bağında 7,3 kcal enerji bulunmaktadır.
]]>
Hibritleşme Ve Molekül Geometrisi https://www.molekul.gen.tr/hibritlesme-ve-molekul-geometrisi.html Wed, 05 Dec 2018 11:55:30 +0000 Hibritleşme ve molekül geometrisi konusu, kimya dersinin önemli bir konusu olmasının yanı sıra öğrencileri zorlayan bir konu olarak da bilinmektedir. Molekül geometrisini belirleyen ve etkileyen birçok faktör ya daunsur bulunmaktad Hibritleşme ve molekül geometrisi konusu, kimya dersinin önemli bir konusu olmasının yanı sıra öğrencileri zorlayan bir konu olarak da bilinmektedir. Molekül geometrisini belirleyen ve etkileyen birçok faktör ya daunsur bulunmaktadır. Bir moleküldeki, bağların arasında bulunan açılar, çevredeki atomların merkez atomun çevresindeki yerleşme durumu veya düzeni ve atomların arasında oluşmuş yani bulunmakta olan bağlar molekül geometrisini belirleyen veya etkileyen faktörlerden bazılarıdır. Molekül geometrisi veya molekül şekli adı verilen konu, bir molekülün hem fiziksel hem de kimyasal özelliklerini belirlemekte ve bunları açıklamak için de bünyesinde farklı teoriler barındırmaktadır. 

Değerlik Kabuğu Elektron Çiftleri İtme Teorisi (VSEPR Teorisi)

Molekül geometrisini veya diğer bir adıyla molekül şeklini belirlemek için kullanılan teorilerden biri de değerlik kabuğu elektron çiftleri itme teorisi veya diğer bir adıyla VSEPR teorisidir. Bu teoride, molekül geometrisi veya molekül şekli, merkez atomdaki elektron grupları sayesinde tahmin edilebilmektedir. Elektron çiftlerinin birbirlerini itelemesi, elektronların birbirlerinden çok uzağa yerleşmelerine neden olmaktadır. Son yörüngede 2 elektron çifti bulunuyor ise çizgisel veya diğer bir adıyla lineer, son yörüngede 3 elektron çifti bulunuyor ise üçgen düzlemsel şekil, son yörüngede 4 elektron çifti bulunuyor ise düzgün bir dört yüzlü veya diğer bir adıyla tetrahedral şekil, son yörüngede 5 elektron çifti bulunuyor ise üçgen bipiramidal şekil ve son yörüngede 6 elektron çifti bulunuyor ise de düzgün sekiz yüzlü veya diğer bir adıyla oktahedral şekil adı verilmektedir. Ayrıca elektron çiftleri, birbirleri arasında bulunan itme kuvvetleri en az olacak düzende yerleşmektedir. Değerlik kabuğu elektron çiftleri itme teorisinin veya diğer bir adıyla VSEPR teorisinin uygulanması için çeşitli adımlar bulunmaktadır. İlk adım olarak, molekül için Lewis yapısı belirlenmekte ve bu Lewis yapısı çizilmekte olup daha sonra ise, merkez atomdaki tekli bağ ve bağ yapmamış elektron çifti adedi belirlenir. Bulunan elektron çifti adedinin belirlediği elektron çiftine ait olan geometri belirlenir. Son olarak da molekül geometrisi bulunmaktadır. 

Valens Bağ Teorisi (Değerlik Bağ Teorisi)

Valens bağ teorisi veya diğer bir adıyla değerlik bağ teorisi, molekül geometrisi veya diğer bir adıyla molekül şeklini, örtüşen tek elektronlu orbitallerin yerleşme konumlarına ve şekillerine göre belirlemektedir. Sonuç olarak ise, merkez atomda hibrit orbitaller meydana gelmektedir. 

Molekül Orbital Teorisi

Atom çekirdeğinin çevresinde bulunan molekül yörüngeleri sayesinde, bu teoride, molekül şekli veya diğer bir adıyla molekül geometrisi bulunmaktadır. Atom yörüngelerinin birleşmesiyle oluşmaktadır. 

Dikkat Edilmesi Gereken Önemli Noktalar 

Molekülde en basit şekilde elektron veren ve çok fazla sayıda bağ yapmış olan atomlar merkez atom olarak seçilmektedir. Enerji düzeyleri birbirlerinden farklı olan orbitallerin, çeşitli şeyler sonucu etkileşim içerisinde olup, aynı enerji düzeyine ve konuma geçmesine ve aynı orbitaller olmasına hibritleşme adı verilmektedir. Aynı orbitaller olan bu orbitallere de hibrit orbitaller adı verilmektedir. 
]]>
Molekül Polarlığı https://www.molekul.gen.tr/molekul-polarligi.html Thu, 06 Dec 2018 07:28:22 +0000 Molekül Polarlığı, asimetrik olarak düzenlenmiş polar bağlardan gelen karşı yüklerin bir sonucu olarak (yani, kısmi pozitif ve kısmi negatif yüklere sahip) net bir dipole sahiptir. Polar Molekül Molekül Polarlığı, asimetrik olarak düzenlenmiş polar bağlardan gelen karşı yüklerin bir sonucu olarak (yani, kısmi pozitif ve kısmi negatif yüklere sahip) net bir dipole sahiptir. 

Polar Molekül Örnekleri:

Su (H2O) polar molekülün bir örneğidir, çünkü bir tarafında hafif pozitif yüki diğer tarafında hafif bir negatif yük vardır. Dipoller net bir dipol ile sonuçlanmaz. Su molekülünün polar yapısı nedeniyle polar moleküller genelde suda erimeye yatkındırlar. Polar moleküllere verilebilecek diğer örnekler ise, birçok polar oksijen-hidrojen (-OH) grubuna sahip olan ve genel olarak oldukça polar olan şekerleri (sukroz gibi) içerir.

Molekülün bağ dipol momentleri iptal edilmezse molekül polarlığı olur. Örneğin, su molekülü (H2O) bükülmüş (doğrusal olmayan) bir geometride iki kutuplu O-H bağı içerir. Bağ dipol momentleri iptal değildir, böylece molekül oksijende negatif kutbu ve iki hidrojen atomu arasında pozitif kutu porta noktasında bir moleküler dipol oluşturur.

Hidrojen Florid (HF) molekülü kovalent bağlar sayesinde molekül polarlığına sahiptir. Molekül, bir yörüngede, yaklaşık tetrahedronun dördüncü tepesine doğru işaret eden iki yalnız elektrona sahiptir. Bu yörünge kovalent bağlılığa katılamaz.

Polar ve Apolar moleküllerin Kıyaslanması:
Benzer molar kütlelerle polar ve apolar bir molekülü kıyaslarken, polar molekül arasındaki dipol-dipol etkileşimi, moleküller arası kuvvetli çekimlere neden olduğu için genel olarak polar molekülün kaynama noktası daha yüksektir. Polar etkileşimin yaygın bir biçimi, H- bağı olarakta bilinen hidrojen bağıdır. Örneğin, su H- bağları oluşturur ve M 0-16 ve kaynama noktası -161 derece olan apolar metan ile karşılaştırıldığında  M=18 ve kaynama noktası +100 derece olan bir molar kütleye sahiptir. 
]]>
H2o Molekül Ağırlığı https://www.molekul.gen.tr/h2o-molekul-agirligi.html Fri, 07 Dec 2018 01:43:48 +0000 H2O Molekül Ağırlığı, H2O yani suyun molekül ağırlığını hesaplamak için kimyasal formülünü inceleyelim. H2O, moleküler yapıya sahip inorganik bir maddedir. Yapısında bir H (hidrojen) iyonu, bir OH (hidroksit) iyonuna bağ H2O Molekül Ağırlığı, H2O yani suyun molekül ağırlığını hesaplamak için kimyasal formülünü inceleyelim. H2O, moleküler yapıya sahip inorganik bir maddedir. Yapısında bir H (hidrojen) iyonu, bir OH (hidroksit) iyonuna bağlı olarak bulunur.  

H2O molekül ağırlığını hesaplayalım;
  • iki hidrojen atomu, ve H atom ağırlığı 1 gr,
  • bir oksijen atomu ve O atom ağırlığı 16 gr,
Buna göre;

2x1 = 2 gr toplam H atomu ağırlığı,
1x16 gr = 16 gr toplam oksijen atomu ağırlığı,

Son olarak, H2O molekül ağırlığı 18 gr/mol olarak hesaplanır.
]]>
Aseton Molekül Ağırlığı https://www.molekul.gen.tr/aseton-molekul-agirligi.html Fri, 07 Dec 2018 02:03:59 +0000 Aseton Molekül Ağırlığı: Aseton molekül ağırlığı hesaplanabilmesi için öncelikle asetonun kimyasal formülünün bilinmesi gerekmektedir. Aseton uçucu, kolayca alevlenen, eter kokusunda renksiz bir sıvıdır.Kimyasal formülü Aseton Molekül Ağırlığı: Aseton molekül ağırlığı hesaplanabilmesi için öncelikle asetonun kimyasal formülünün bilinmesi gerekmektedir. Aseton uçucu, kolayca alevlenen, eter kokusunda renksiz bir sıvıdır.Kimyasal formülü CH3COCH3 dir. Aseton molekül ağırlığı 58 gr/mol'dür. 2 propanon dimetil keton olarak da adlandırılır. Erime noktası eksi 94 derece, kaynama noktası ise 56,5 derecedir. 

CH3COCH3 Aseton Molekül Ağırlığı aşağıdaki şekilde hesaplanabilir;
  • üç karbon atomu ve C atom ağırlığı: 12 gr,
  • altı hidrojen atomu ve H atom ağırlığı: 1 gr,
  • bir oksijen atomu ve O atom ağırlığı: 16 gr,
Buna göre;

3x12 gr = 36 gr toplam C atomu ağırlığı,
6x1 gr = 6 gr toplam H atomu ağırlığı,
1x16 gr= 16 gr toplam O atomu ağırlığı,

Son olarak; CH3COCH3 aseton molekül ağırlığı: 36+6+16 = 58 gr/mol olarak hesaplanabilmektedir.
]]>
Glikoz Molekülü https://www.molekul.gen.tr/glikoz-molekulu.html Fri, 07 Dec 2018 20:39:37 +0000 Glikoz molekülü; monosakkarit olan basit şeker olan ve en yaygın olanına glikoz denir. Kapalı formülü C6H12O6 olmasıyla beraber, karbonhidratların monosakkaritler sınıfındandır.Glikoz molekülü özellikle Glikoz molekülü; monosakkarit olan basit şeker olan ve en yaygın olanına glikoz denir. Kapalı formülü C6H12O6 olmasıyla beraber, karbonhidratların monosakkaritler sınıfındandır.

Glikoz molekülü özellikleri;
  • Glikoz beyaz-renksiz aralarında bir renge sahip olmasıyla beraber toz veya kristal şekillerinde bulunmaktadırlar.
  • Glikozun 1 mol ağırlığı 180 gram civarına denk gelmektedir.
  • Glikoz suda çözünme özelliğine sahiptir.
  • Glikoz tatlı, şekerli bir tada sahip olduğu bilinmektedir.
  • Glikoz molekülünün erime noktası 146 derecedir.
  • Enerji, canlılık ve bazı kimyasal maddelerin sentezi glikozun parçalanmasıyla olmaktadır.
  • Üzüm gibi veya ona benzer şekerli olan hemen hemen bütün meyvelerde bulunmaktadır.
Glikoz molekülü yapısı;

Glikoz doğada iki şekilde bulunmaktadır. Bunlardan biri düz ve zincirli bir şekle sahip yapıdadır. Diğeri ise halkalı bir yapıya sahiptir.

Glikoz molekülü bileşikleri;

Birinci karbonda bulunan yarı asetal teşekkülü ile karbonil grubunda serbest halde bulunan hidroksil grubu, diğer bileşiğin hidroksil grubuyla reaksiyona girer ve iki bileşik birbirine bağlanır. Ayrıca bu olayda ortaya su da çıkar. Bu şekilde oluşan bileşiklere glikozit adı verilmektedir. Bu olay iki glikoz veya glikoz ile şeker molekülü arasında oluşuyor ise ortaya çıkan bileşiğe disakkarit denmektedir. Yine bu olay üç glikoz arasında oluşuyorsa ortaya çıkan bileşiğin adı bu sefer trisakkarit olmaktadır.

Glikozun kullanım alanları;
  • Glikoz şuruplarında kullanılır.
  • Şekercilikte kullanılır.
  • Reçel yapımında kullanılır.
  • Kimya sanayinde kullanılmaktadır.
  • Şarapların tatlaştırılmasında kullanılır.
  • Bazı ilaçlarda kullanılır.
  • Dericilik alanında da kullanılmaktadır.
]]>
Moleküllerin Özellikleri https://www.molekul.gen.tr/molekullerin-ozellikleri.html Sat, 08 Dec 2018 03:54:25 +0000 Moleküllerin özellikleri, birbirinden farklı olarak karşımıza çıkmakta olan moleküllerin bir takım özellikler bulunmaktadır. Moleküller kimya alanında iki veya daha fazla atomun birleşmesi ile ya da değişik durumlarda ber Moleküllerin özellikleri, birbirinden farklı olarak karşımıza çıkmakta olan moleküllerin bir takım özellikler bulunmaktadır. Moleküller kimya alanında iki veya daha fazla atomun birleşmesi ile ya da değişik durumlarda beraber olması ile oluşmaktadır. Bunun yanı sıra moleküller kimyasal özellikler taşıyan en küçük parça olarak da bilinmektedir. 

Moleküllerin özellikleri
  • Bir maddenin özelliklerini değiştirmeden bölünebilecek en küçük parçacıklardır. 
  • Atomlardan meydana gelmekte olan moleküller bazı maddelerde sıvı veya gaz olarak bulunmaktadır. 
  • Bir madde içerisinde moleküllerin sıvı veya gaz olma durumunun nedeni ise moleküllerin davranışından dolayı gerçekleşmektedir.
  • Katı maddelerde moleküller birbirine çok yakın bir özellik göstermektedir. Bunun yanı sıra birbirleri ile sıkışık bir durum içerisindedir. 
  • Sıvılarda bulunun moleküller de sabit bir biçimde değildirler. Bunun yanı sıra sıvılarda ki moleküller birbirleri üzerinden çok rahat kayabilme özelliği gösterirler. Bu durumda sıvıların hacimlerinde herhangi bir değişiklik meydana getirmeyerek kolayca bir şekilde biçim değiştirmelerine neden olmaktadır. 
  • Bu durum gazlarda ise çok farklı olarak karşımıza çıkmaktadır. Gazların içerisinde bulunan moleküller birbirlerinden oldukça uzaktırlar. Moleküllerin kaplamış olduğu hacim alanında serbestçe hareket etme özellikleri bulunmaktadır. Bu nedenden dolayı gazlarda bulunan moleküller bulunduğu alanda tamamen genleşerek alanı bulunduğu alanı doldurma özelliği taşımaktadır. 
  • Bunun yanı sıra gazlar sıkıştırılabilme özelliği taşımaktadırlar. Bu nedenden dolayı küçük bir alana rahat bir şekilde sıkıştırılabilirler. 
  • Moleküllerin özellikleri arasında oksijen molekülünün normal derecedeki sıcaklıkta büyük bir hızla hareket etme yeteneğinin bulunmasıdır. Ayrıca hidrojen moleküllerinde bu hız oksijen molekülünün hızının yaklaşık olarak dört katı daha fazla olarak bilinmektedir. 
  • Bir madde içerisinde bulunan molekülün hareketi maddenin sıcaklığına bağlıdır. 
  • Katı maddelerde bulunan moleküllerin yer değiştirme özelliği bulunmamaktadır. Sadece bulundukları alanda titreme özelliği bulunmaktadır. Moleküllerin titreşimi katı maddelerin sıcaklığı ile doğru orantılıdır. Katıların sıcaklığı ne kadar artarsa içerisinde bulunan moleküllerin yapmış olduğu titreşimde o kadar artma özelliği taşımaktadır. 
  • Çok ufak bir yapıya sahip olan moleküller canlıları oluşturan hücrelerin maddesinde de bulunmaktadır. 
  • Moleküllerin küçük bir yapıya sahip olmasından dolayı hacimlerinin ve kütlelerinin ölçülmesi imkansızlaşır. 
]]>
Dna Molekülü https://www.molekul.gen.tr/dna-molekulu.html Sat, 08 Dec 2018 10:51:23 +0000 Dna molekülü, Dna molekülü, hücrelerde meydana gelen metabolik olaylarda yer alan bir moleküldür. Bu molekül karbon, hidrojen, oksijen, azot ve fosfattan oluşur. Hücrenin bütün hayati fonksiyonlarında yer alan bir moleküldür. D Dna molekülü, Dna molekülü, hücrelerde meydana gelen metabolik olaylarda yer alan bir moleküldür. Bu molekül karbon, hidrojen, oksijen, azot ve fosfattan oluşur. Hücrenin bütün hayati fonksiyonlarında yer alan bir moleküldür. Dna molekülü genellikle sarmal şeklinde iki zincirden oluşmaktadır. İki nükleotit zinciri arasında kurulan Dna molekülü zayıf hidrojen bağları ile bir araya gelmesi sonucu meydana gelir. Her kişinin kendine özgü bir DNA molekülü vardır. İnsan hücrelerinde bulunan DNS molekülü yaklaşık 3 milyar çift bazdan oluşmuştur ve yaklaşık 1 metre uzunluğundadır.

Dna molekülü özellikleri ve görevleri: Dna molekülleri bütün canlılarda ve bazı virüslerden bulunur. Dna molekülleri bölünmeden önce kendini eşlerler. Ayrıca Dna moleküllerinin parçalanabilmesi için suya ihtiyaç vardır. Bu molekülün en temel görevi, metabolik olayları kontrol altına almak ve özelliklerin yeni nesillere aktarılması için kalıtımın sağlanması. Dna molekülü hücrelerde kullanılacak proteinlerin bilgilerini taşır. Bu sayede protein sentezini kontrol ederek enzim sentezini de sağlar. Ayrıca Dna molekülü kendini eşleyerek barındırdığı bilgilerin yeni nesillere aktarılmasını sağlar. Dna molekülünün bir diğer görevinde RNA'ların üretilmesini sağlamak, hücrede yapılacak protein çeşidini belirlemek, hücrelerdeki yaşamsal faaliyetleri kontrol etmek, kalıtsal özellikleri üzerinde taşımaktır. 
]]>
Suyun Molekül Yapısı https://www.molekul.gen.tr/suyun-molekul-yapisi.html Sun, 09 Dec 2018 00:45:54 +0000 Suyun molekül yapısı, H2O şeklinde formüle edilmektedir. Bu kısaltma iki hidrojen atomunun ve bir oksijen atomunu ifade etmektedir. Su inorganik madde grubunda yer almaktadır. Su canlıların olmazsa olmaz kaynaklarından bir tanesidir. Suyun molekül yapısı, H2O şeklinde formüle edilmektedir. Bu kısaltma iki hidrojen atomunun ve bir oksijen atomunu ifade etmektedir. Su inorganik madde grubunda yer almaktadır. Su canlıların olmazsa olmaz kaynaklarından bir tanesidir. Vücudun %70'nin sudan oluştuğunu düşünürsek ne kadar önemli olduğu ortaya çıkacaktır. Suyun molekül yapısını ifade eden sembol iyonik olarak, bir hidrojen iyonunun (H+) ve bir hidroksit (OH+) iyonuna bağlanması şeklinde ifade edilmektedir. 

Suyun molekül yapısı şekli

Suyun molekül yapısı, düzgün dörtyüzlü formda olmaktadır. Bu şeklin üst kısmında oksijen atomu, birbirleri ile komşu olmayan alt noktadaki iki köşede ise oksijene bağlı olan iki hidrojen atomu ve son kalan iki köşede ise ortak halde elektron çiftleri yer almaktadır. Bu yapıda bulunan hidrojen atomları 104,5 derece açı ile oksijen atomuna bağlı bulunmaktadır. Aralarında bulunan bu açıya bağ açısı adı verilmektedir. 

Suyun molekül yapısının özellikleri

Suyun molekül yapısı dipol özelliği taşımaktadır. Molekülün etrafında bulunan elektrik dağlımı homojen nitelikte değildir. Oksijen tarafından sağlanan elektron miktarı fazla olmakla beraber negatif yük (-) durumda kalmaktadır. Hidrojen tarafından sağlanan elektron yükü ise düşüktür. Buna karşın pozitif yük (+) olmaktadır. Özetle yapıya baktığımız zaman suyun molekül yapısının bir bölümü negatif diğer bölüm ise pozitif değer taşımaktadır. Dışarıdan incelendiği zaman elektriksel olarak nötr yapıdadır. Bir molekül yapısının ortak elektron çiftleri ile diğer molekülün hidrojen çekirdeği arasında hidrojen bağı oluşmaktadır. Bu durumun nedeni karşılıklı meydana gelen elektrostatik reaksiyondur. Bu şekilde meydana gelen bağa kohezyon gerilim adı verilmektedir. Sulu olarak bulunan çözeltilerde çözelti içerisinde bulunan moleküllerin anyonla katyonları su molekülleri ile sarılmış durumda olmaktadır. Yüksüz polar formda olan moleküller su molekülleri arasında bulunan yapının kırılmasını sağlayarak bu bağı kendileri tekrar kurarlar. Örneğin şeker suda bu özellik sayesinde rahat çözülmektedir. 
]]>
Su Molekülü https://www.molekul.gen.tr/su-molekulu.html Sun, 09 Dec 2018 13:34:02 +0000 Su Molekülü, su iki hidrojen ve bir oksijen atomdan oluşmaktadır. Suyun molekül yapısı düzgün bir şekildedir. Su molekülü dipol özellik taşımaktadır. Molekülün etrafındaki elektrik dağılımı heterojendir. Yapının oksije Su Molekülü, su iki hidrojen ve bir oksijen atomdan oluşmaktadır. Suyun molekül yapısı düzgün bir şekildedir. Su molekülü dipol özellik taşımaktadır. Molekülün etrafındaki elektrik dağılımı heterojendir. Yapının oksijen tarafında molekül yapısı fazla olduğu için elektron yoğunluğu negatiftir. Eğer hidrojen tarafında ise pozitif durumdadır. Su molekülü bir tarafı negatif bir tarafı pozitif şekildedir. Ancak dışarıdan bakıldığında nötr yapıdadır. Bu molekülün katı halde tamamı oda sıcaklığındadır. Sulu çözeltilerde ise moleküllerin anyon ve katyonların her biri su ile çevrelenmiştir. 

Su Molekülü Ağırlığı 

Kütle bir moleküldeki atom kütlelerinin toplamı alınarak hesplanabilir. Bir kimyasal bileşiğinin molekül ağırlığı olarak adlandırılabilir. Bu nedenle nedenle su molekülünün ağırlığı insan hayatında çok büyük etkileri vardır. Böylece vücudumuzun su ağırlığının düşmemesine dikkat edilmelidir. İnsanların bedeninde bazı moleküllerin önemi oldukça önemlidir. Su molekülü saf nitelikte olup kimya alanında birtakım cihazlarla ağırlığının tespit edilmesiyle bileşiklerle oluşan oranı belirlenmektedir.
]]>